Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Haziran 2021

Öykü

Sevil Berberi

Mehmet Mümtaz Tuzcu

Paylaş

0

0


Hannur Bey’le kapıda karşılaştık. Üstadım, bir şey soracağım affınıza sığınarak, siz hâlâ Tacettin’e gidiyor musunuz tıraşa? Gidiyorum, dedim. Ne kadar ahlaksız bir insan olmuş o berber! Durmadan sövüyor. Galiz kelimeler sarf ediyor. Başkalarına gibi yapıp bizlere küfrediyor aslında. Ben öyle algılıyorum. Gündoğdu’dayken hiç böyle değildi. Kibardı, dengeliydi.

Elektrik, su parası dolaplarını, çevirdiği çarkları bilse belli ki daha çok öfkelenecek.

Tarifeyi bayrakla, Atatürk fotoğraflarıyla kapatıp o günkü ruh haline göre para istediğini.

Sedat’la konuşurken geldik Tacettin’e. Evet, dedi, ağzı çok pis. Son yıllarda oldu böyle.

Köyünden kız buluverdi bana. Ciddi, ne yazık ki. Ayda bir gittiğim için idare ediyorum.

Senin gibi masaja, sakala şuna buna gidip dursam daha çok rahatsız olurdum herhalde.

7.30 ‘da başlıyor duyurmaya sesini. Hayırlı günler, hayırlı haftalar diye bağırıyor gelen geçen herkese. Gece 9 buçukta hala oralarda, pazar günleri dahil. Dükkanının dışındaysa gözü binamızın ana girişinde oluyor mutlaka, aralıksız kesiyor, kontrol ediyor kapıyı.

Sokakta saçlarını boyatıyor oğluna. En kalabalık saatlerde kaldırımda oturup ayak tırnaklarını kesiyor.

Örtülü bir hainliği, bir sıyırmışlığı vardı herhalde eskiden de, aldırmıyordunuz belki diyordu Bülent. Anlaşılan çatlağı genişliyor. Arabayı sahilde bırakmıştım. Aceleyle bir sakal tıraşı oldum Sevil ‘de. Usturası usta, eli çabuk, tam bana göreydi o anda, Adliye’de Feride’yle buluşacaktım. Susmadan konuşuyor, komiklik yapmaya çalışıyordu ama suratı bozuktu.

Gözleri hiç gülmüyordu, onu fark ettim. Sedat Abi’yle sen daimi müşterilerisiniz, az az da olsa size açılabilir, kimi sıkıntılarını söyleyebilir belki de.

Akdeniz çöküntüsü! dedim, uzun kafa kırığı.

İlaç versen yutmaz, terapiye gelmez, şaraba votkaya vurur, söver, siyer, gebertir.

Ya kendini ya seni.

Çelmeleyip sendeletmeye de uğraşıyor bir yandan : ısmarladığım kamerayı götürmüş 8’inci kata vermiş. Geçende telefon etti, bir şey soracağım dedi, geldi 3- 5 dakika oturdu, çikolata ikram ettim, bir öğrencim getirmişti, bu kutuyu çok sevdim ben dedi, aldı hepsini götürdü.

Sabah indim, saçım yıkandı, sakal tıraşı oldum. Öğle üstü markete giderken yolumu kesti.

Gel otur diyordu abi gel otur. Dükkândan tabure çıkardı. Gönlü olsun diye epeyce bir oturdum. Sohbet ettik. Az da olsa gülüyordu ama çok neşesizdi. Akşam restorana gidelim diyordu, yengeyi de getir. Olabilir, dedim, ayarlarız bir akşam. Bu akşam olmaz mı, dedi.

Bu gece misafirler olacakmış, evden öyle söylediler.

Geceye doğru, geçerken tekrar seslendi. Hocam iyi akşamlar, diye bağırıyordu. Hocam, hocam nereye, iyi akşamlar. İyi akşamlar hocam.

Beş çocuğu var bu çatlağın. Üçü evli. Çikolata kutusundan başka, bir kavanoz kahvemi de yürütmüştü. Ertesi gün onu mu hatırladı bilinmez, kahve içmeye çağırdı beni.

Gel hocam bir kahvemi iç. Yürüyüp gitmeye başladım. Birkaç gün de çaya çağırdı . Sağol dedim, yeni içtim. Sağol, çay dokunuyor son zamanlarda. Çağırıp duruyor ama dostluk yok sesinde. Korkunç bir eziklik var suratında sadece.

Sağlam ya da çürük, bir B planım yokken A’yı siliverir, karalayıveririm. Hülya’dan böyle ayrıldım, Ebru’dan da. Evi terk ettiğimde hiçbir yerim yoktu kalacak. Üç hafta otelde kaldım, sonra Maide Hala’mın yazlığına taşındım.

Babası erkek berberi olan bir Behiye vardı Selin’in sınıfında, o aklıma geldi. Adam titiz, terbiyeli, itinayla iş yapıyor, ama hiç memnun kalmadım. Sakat iştir berber işi.

İki sefer de ihtiyar, aristokrat tavırlı bir eski makasçıyı denedim.

Tacettin’le işim bitti, o da anlamıştır bunu elbette, ama hala bir iki ince damar kesilen başı tutuyor. Dükkânı yatak odamın tam altında. İki kat var aramızda sadece. Aynı yöneticiye aidat veriyoruz. Aynı kaloriferle ısınıyoruz.

Bundan sonra ben de gitmem, dedi Sedat. Hiç gereği yokken geriliyorum.

Adam para hastası. Senden de girdisi çok. Hiç değilse bu nedenle seslenip konuşabilir. Abi sen bir şeye mi gücendin ? Darılttıysak bile istemeden, bilmeden kırmışızdır.

Biz seni çok severiz. Olduysa bir kusurumuz, kusura bakma . Diyor mu böyle şeyler?

Yok canım, der mi hiç, diyebilir mi. Bücürler özür dileyemezler.

Yaptığı her şeyi bilerek yapıyor zaten.

Pizza Rize'de yemeğimi yemiş oturuyordum bir akşam. Falıma kendim bakıp kalkmayı düşünüyordum. Salondan terasa açılan kapının yanındaydım. Birdenbire Sevilla’lı Tacettin girdi ekranıma. Lokantanın bahçesi bomboş olduğu için sadece onu görüyordum. Çok ağır bir yürüyüşle ilerliyordu. Katran kara boyamıştı gene saçlarını. Dükkanda bunalmıştı herhalde, son bir tur atıp öyle kapatacaktı. Vatkalı, ağır bir ceket asmıştı omuzlarına, altından bembeyaz iş önlüğü çıkıyordu bir karış.

Okul gezilerinde görmüştüm : çocuk, sallantıdan ya da biçimsiz şeyler atıştırdığı için, bir anda şimşek gibi boşaltır kursağındakileri ve dehşete düşer doğal olarak, kendi kusmuğundan korkar. Benimki de öyle oldu. Sevil Berberi bana profil vermiş, benden habersiz, uzakta, yavaş yavaş geçiyordu uzun bahçenin önünden. Birden, elbet beni de dehşete düşüren umulmadık bir çıkışla, KARANLIK KÜÇÜK ADAM GİDİYOR ! diye bağırdım.

Oturduğum iskemleden kalkmıştım o anda. Beni kim duydu diye bakındım tabii sonra. İki masa ötemde bir tanıdık varmış gibi haykırmıştım zira. Bir komi yanı başımda servantın gözlerine kaşık çatal dolduruyordu. Bir de şarkı söylüyordu ayrıca. Konfeksiyoncu kızlar iplerdeki entarileri toplayıp gitmişlerdi. Bizim Figaro da sinemaskop kadrajından çıkmıştı bu arada, geyşa adımlarıyla çarşıya doğru uzaklaşıyordu. Ne çok sevildiğini o da duyamamıştı.

Beni de afallatan garip refleksim , kalan birkaç damarda jilet oynattı böylece, rötarlı bir idamın kesik başını asfalta yuvarladı. Abonelik iptalimi E-Berber ‘den, sağlam bir biçimde yaptırmış oldum.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kürk Mantolu Madonna'yı Fatih Akın Çek..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

20 Mart 2026

İnsan Hikâyesini Neden Yeniden Yazar?

“Bir şeyi yalanlayan mekanizmanın aynı zamanda ispatın ta kendisi olduğunu; inanmadıklarımızın bize neye inandığımızı öğrettiğini. İnanç da tıpkı sevgi gibi bir mekanizmadır; kendini bir kalemde, ama her seferinde yeniden, yok oluşuyla ispatlayan.”(s. 145–146)İns..

Devamı..

Şiir ile kendini keşfetmek mümkün

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024