Yalın Gündüz, Nâzım Okuyan Çocuk isimli şiir seçkisinde uzun yıllar süresinde biriktirdiği şiirlerini toplamış. Seçkiye alınan şiirler uzun bir dönemin ürünü olduklarını hissettiriyor. Zaten, kâğıda geçtiğinde mi yazılmış olur bir şiir, yoksa akla ilk düştüğünde mi? Yalın Gündüz de bu sorunun etrafında usulca dolaşıyor; farklı şiirlerde, farklı yollarla, farklı tonlarda. Geçmişin ezgisini ne zaman duymaya başlar insan?
Bakı isimli şiirinden: “Geçmişimin ezgisi ezberimde: / bir yanda çöp dökülmüş sıkışık sokaklar, / öbür yanda yaramaz ve saygısız çocuklar. / - Arkamdan sebepsiz klaksonlar –”. Klakson, Yalın Gündüz’ün şiirlerinde karşımıza çokça çıkan leitmotiflerden biri ve toplumun görünürde işlevsel ama son tahlilde kısıtlayıcı geribildirimini temsil ediyor.
Su isimli şiirinden: “klakson sabırsızlığı alıp götürür beni, / yengeç burcu beklentilerine”. Bu geribildirim, psikanalitik açıdan bakıldığında kişiliğin süperego kurulumu üzerinden bireysel ve/veya kitlesel bir baba figürünün dizeler arasından belirmesi ve toplumsal normlara uygun düş(eme)me sıkıntısının bir gösterimi. Klakson gibi daha pek çok kavram var Yalın Gündüz’ün şiirinde öne çıkan (palyaçolar ve karanlık gibi), ama hiçbiri gözün sahip olduğu merkeziyete sahip değil. Yalın Gündüz’ün şiiri, her şeyden önce gören ve gösteren bir şiir.
Lades isimli şiirinden: “kasırgalar vardır gözlerden anlaşılır / sadece onlar mı”. Yalın Gündüz sadece imlemekle kalmıyor bireyi sınırlayan çizgileri, kimi zaman da meydan okuyor onlara. Bu meydan okuyuş yukarıda sözü geçen, toplumsal normların kişilikte yarattığı pürüzlere bir başkaldırı belki de.
Saklambaç isimli şiirinden: “Gözlerin düşüyor aklımı okuduğunda / bir bit yeniği var diyorsun / ‘yasak buradan denize bakmak, / uçurumdan atlamak yasak, / bilmiyor musun?’ ” Kitaba adını veren Nâzım Okuyan Çocuk isimli şiirinde bu başkaldırı doruk noktasına varıyor. İlkgençliğinde Nâzım Hikmet şiirleri okuyarak alışılagelmişliğe karşı yüreği heyecanla kabaran bir çocuğun sesi bu: “Usul bir boz ayı biriktiriyorum / her dizede dişlerimi sıkarak / Zaptedeceğim / o sırıtkan memur dağlarını / bayrağımı / bıyıklara bıyıklara saplayarak”. Canlı bir şiir Yalın Gündüz’ün şiiri; akıcı, sözünü esirgemeyen ve içten geldiği gibi yazılan. Seçkideki on dokuz şiirin ortak yönü aynı yalın ve samimi sese sahip olmaları. İsmail Sertaç Yılmaz’ın da çizimleri şiirlerin aktarımını başarıyla zenginleştiriyor. Bir ilk kitap Nâzım Okuyan Çocuk ama öyle görünüyor ki yazarının daha söyleyecek çok sözü var.
Nâzım Okuyan Çocuk, Haziran 2022. Yayıncı: Poet House. 24 Sayfa.


.jpg)



