Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

6 Eylül 2021

Kitap

Yazınsal Metinlerin Derinliğinde: Semiramis Yağcıoğlu'ndan "Roman Kahramanı ve Öznellik"

Hülya Soyşekerci

Paylaş

1

1


Metin incelemesinde kahramanın anahtar rolünü bu kitabı okuyunca daha iyi anlıyoruz. Semiramis Yağcıoğlu, Lacan, Althusser, Barthes, Derrida, Saussure gibi kuramcıların ışığında hem kahramanların iç dünyalarını aydınlatıyor hem de metin içi gerçekliği oluşturan söylemi çözümlüyor.

Üniversitelerdeki İngiliz-Amerikan edebiyatı ve dilbilim derslerine yıllarını adayan, pek çok inceleme, araştırma yazısına imza atan Semiramis Yağcıoğlu’nun yine akademik dünyadan seslenen ama akademi dışındaki okurlara da yeni ufuklar açan Roman Kahramanı ve Öznellik adlı özgün kitabının gözden geçirilmiş yeni baskısı geçtiğimiz günlerde Öteki Yayınları tarafından yayımlandı.

Roman Kahramanı ve Öznellik üst başlığı altında roman ve öykülerdeki "söylem", "ideoloji" ve "coğrafya" konularını odağa alan yazar, seçtiği metinlere alışılagelen yaklaşımların dışına çıkıp farklı bir yerden bakıyor ve onları yapıçözümcü yöntem doğrultusunda ayrıntılı biçimde inceliyor. Akademik tutarlılık ve sağlamlığın deneme tadıyla buluşmasından doğan farklı, nitelikli, özgün yapıda incelemelerden oluşuyor Roman Kahramanı ve Öznellik.

Eleştirel söylem çözümlemesi alanında çalışan Semiramis Yağcıoğlu, bu kitabında yerli ve evrensel yazından birçok metni yapıçözümcü eleştirinin verileri doğrultusunda yorumluyor. Her söylemin bir ideoloji içerdiği gerçeğinden hareketle o metinlerin dokusuna sinmiş ataerkil ideoloji, tüketim toplumu ideolojisi gibi ideolojilerin dipte saklı duran unsurlarını tek tek açığa çıkararak dilin asla masum olmadığını gösteriyor bizlere. Semiramis Yağcıoğlu’nun bir dilbilimci olarak, edebi metinlere dil aracılığıyla sızan ideoloji unsurlarını ortaya dökmesinin çok değerli bir çaba olduğu kanısındayım. Böylece düşünce, duygu ve yaşam şekillerimizi belirleyen, bilinçaltımızın derinliklerine inen ideolojik unsurlara dair bir farkındalık yaratıyor Semiramis Yağcıoğlu. Metnin derinlerinden, ataerkil ideolojinin en önemli göstergelerinden biri olan eril dile özgü unsurları gün yüzüne çıkaran, eril dilin zihinlere kazınan söylemlerine dikkat çeken yazar, tanık olduğumuz, gördüğümüz, okuduğumuz, dinlediğimiz her şeye, ömür boyunca dil aracılığıyla bize dayatılanlara bilimsel kuşku ile bakmanın yollarını gösteriyor. Bilimsel kuşku, ideolojileri sorgular; ideolojilerin sorgulanmasıyla gerçeğin perde arkasındaki yüzü ortaya çıkar;  yeryüzü ve hayat aydınlanır. İnsan, dil yoluyla dayatılan ideolojileri sorguladıkça hayatını ve yaşadığı toplumu dönüştürecek adımları atmaya başlar.

Kitap, yazarın önsözüyle başlıyor. "Eleştirel Okumanın Yol Haritası" başlığıyla sunulan ve dört yazıdan oluşan birinci kısımda yazar, öncelikle kuramsal bir çerçeve oluşturmaya özen gösteriyor; metinleri incelerken başvurduğu temel yaklaşım ve bakış açılarını ortaya koyuyor. İkinci kısımda metinleri yapıçözümcü eleştiri bağlamında inceliyor. Suat Derviş, Orhan Kemal, Aziz Nesin, Füruzan, Necati Cumalı, Tahsin Yücel, Orhan Pamuk gibi yazarların farklı öykü ve roman metinlerini eleştiri odağına alıyor. Diğer bölümde Fitzgerald, Gorki, Durrell, Steinbeck, Joyce, Lawrence, Murdoch, Golding, Hemingway, Kesey’in eserlerini yine yapıçözümcü yaklaşımla inceliyor.

Yazar önsözde şunları belirtmektedir: “İnancım odur ki, burada önerdiğim yeni okuma tutamaklarının ışığında yazın tarihinin başat eserlerini yeniden okumak gibi bir görevi yüklenen okur, eskisinden farklı bir okura dönüşecek ve belki de bu yüzden farklı bir insan olacak. Yüzey metinde bize ısrarla anlatılan öykünün baskısına direnmeyi öğrenerek, bu öyküyü tersinleyen farklı bir katmanın okur/yazarı olacak, söylenmeyeni söyleyebilecek.” Semiramis Yağcıoğlu, yüzey metnin çekici ısrarına kapılmadan, okuduğu roman ve öykü metninin alt anlam katmanlarına ulaşabilen sorgulayıcı okurların önemine dikkat çekmekte; yaratıcı okurların ancak böyle oluşabileceğini vurgulamaktadır. Suskulardan, söylenmeyenlerden, boşluklardan hareket ederek ya da sık tekrarlananların izinde giderek metnin içerdiği asıl anlamı görebilen, sezebilen, metin içinde dil aracılığıyla zihnimize ve düşüncemize etki eden ataerkil ya da kapitalist tüketim toplumu ideolojisini fark edebilen, sorgulayıcı ve dönüştürücü okurun önemi üzerinde durmaktadır. Sorgulayan bir okur, kendini, yaşadığı hayatı ve yeryüzünü değiştirebilir.

“Birbirinden ayrı coğrafyalarda, kültürler arasında benzer duygu bağları kurulmasını sağlayan bir araç olarak kitap, elbette korku üzerine kurulan rejimler için tehlikelidir. Çünkü okumak, duyguları tanımak ve onlara bir ad koymak becerisini geliştirir” diyor yazar. Kurmaca edebiyat metinleri empati duygumuzu geliştirir; bizi başka insanları anlamaya, başka hayatları yaşamaya yönlendirerek iç dünyamızı derinleştirir. Semiramis Yağcıoğlu duygulanım kavramına da işaret ediyor.  Yararlandığı duygulanım kuramlarının genellikle bilişsel olduğunu belirterek, romanları ve roman kahramanlarını çözümlerken metinsel ipuçlarını değerlendiren, bu ipuçlarını yanal değil asal metin unsurları olarak odağa alan yapıçözümcü bir anlayışı, yorumlarına tanık olarak gösteren bir yakın okuma stratejisinden asla ödün vermediğini de önemle vurguluyor.

Semiramis Yağcıoğlu, roman kahramanını inşa etmenin, metni çözmenin ipuçlarını veriyor. Bizi kahramanın söylem ve ideolojisinden, tekrarlardan, adıl kullanımından, hitap biçimlerinden, eylemlerinden hareketle söylenmemişi bulmaya ve yüzey metnin alt anlamlarına ulaşabilmeye çağırıyor. Bunu yaparken de söylem çözümlemesiyle derin katmanlardan yankılanan ideolojiye dikkat çekiyor. Mekânın masum olmadığını belirten yazar, mekânın roman kahramanının sosyokültürel bir varlık olarak öznellik durumunu çözümlemek için göstergebilimsel bir değer taşıdığını ifade ediyor. Bu bağlamda bazı yazınsal metinlerde kahramanın söylemi yoluyla ev içinin kadın için kutsallaştırılırken, ev dışının tekinsiz ve günaha yakın bir yer olmasının dile getiriliş şeklini gösteriyor.

Eleştirel okumanın ne olduğunu açılımlayan sayfalar da ilgi çekici. “Eleştirel okuma,  okurun, ideoloji yüklü metinlerin örtükleştirdiği anlamları açığa çıkarma çabası olarak tanımlanabilir” diyen yazar, Suat Derviş okumalarında şunları söylüyor: “Suat Derviş’in mekân ve kimlik oluşumu arasında kurduğu ilişki, yüzeysel bir aşk hikâyesini zengin alt katmanları olan bir karakter çözümlemesine dönüştürür.”

Metin incelemesinde kahramanın anahtar rolünü bu kitabı okuyunca daha iyi anlıyoruz. Semiramis Yağcıoğlu, Lacan, Althusser, Barthes, Derrida, Saussure gibi kuramcıların ışığında hem kahramanların iç dünyalarını aydınlatıyor hem de metin içi gerçekliği oluşturan söylemi çözümlüyor. Dil-psikoloji, dil-hayat, dil-mekân ve dil-ideoloji-metin ilişkileri arasındaki diyalektiği derinlemesine irdeliyor.

Sayfalar ilerledikçe zihin açıcı birçok yorum ve görme biçimiyle metinlerin yüzeyinden derinlerine iniyor, yüzey metnin ısrarına boyun eğmeden metin içi anlam katmanlarını çözümlemeyi öğreniyoruz. “Anlam tüketen değil anlam üreten” bir okur olmanın temel dinamiklerini keşfediyor ve metinde söylenmemişi bulma çabamızı arttırıyoruz. Semiramis Yağcıoğlu’nun ustaca yazılmış incelemeleri sayesinde metinleri okuma ve yorumlama yöntemlerinin bilincine varıyoruz.

Okuduğu metinlere dair güçlü yorumlarının yanı sıra duygularını da içtenlikle dile getirebilen, metnini incelediği yazara sevgiyle seslenebilen Semiramis Yağcıoğlu, derin akademik yaklaşımını deneme türüyle ustaca sentezlediği için Roman Kahramanı ve Öznellik merakla, ilgiyle ve keyifle okunuyor.

Semiramis Yağcıoğlu, Roman Kahramanı ve Öznellik, Söylem İdeoloji ve Coğrafya, Öteki Yayınları, 2021.

 

YORUMLAR

TOLGA COŞKUN

“Anlam tüketen değil anlam üreten” bir okur olmanın temel dinamiklerini keşfediyor, harika bir ana fikir ve yazı. Tebrik ederim.

29 Mayıs 2022

Öne Çıkanlar

Emrah Polat: “Hayatta olduğu gibi roma..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

E. O. Ekşioğlu

17 Ağustos 2025

“İkinci El Atomlarınız Değerinde Alını..

Dört milyar yıllık biyolojik yaşam göz önüne alındığında, vücudunuzda sadece benden ve Dünya'daki diğer herkesten değil, aynı zamanda milyonlarca yıl önce yaşamış dinozorlardan bile miras kalan atomlar var. Evet, yanlış duymadınız; yaşamınız boyunca kullandığ..

Devamı..

Studio Ghibli’nin Animasyonlarını Niçi..

Zoe Crombie

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024