Kış gelmeyecek dedik ve o anda ışınlandık kırça kesmiş şimaline 40 mevsimlik hanenin. 6' yı bulur bulmaz çaşıtların sayısı, damlatmaz burunları çakala çevriliyor burada çıtırların.
Ve çakallar aklıyor suçüstünde çakalı.
Çakal bu! Birerle kol akar gelir çalı yırtıklarından ve sardı mı mor dilliyi, mohiniyi, sırt üstü yıkar çayıra. Otu, börtü böceği onun dişiyle kırpar. Sırtlandan bir tık daha sevimlidir aslında.
Erkek aslanın miskinliği konuşuluyor savanda. Sahanda yumurta bile yapamıyor diyorlar.
Beğendili kebap istiyor siesta' dan kalkınca.
Hayvanları severim diyor Sümbülteber. Gezegenin dengesini bozmayanları.
29 kedili kokoreççi Raif' le selamı kesmedim daha.
O an imal kararı alınmış ve bir animal çıkmış ortaya.
Çakallığın özünde bu da var. Çak ve Al! Ve sıvış hemen.
Ogan' sa " taşı" diyor, " al sırtına, yüklen, sırtlan " Çirkinliğin ezsin seni!
Can dostların paritesi üstünde çalışılıyor.
Yaz gelmeyecek dedik ve yarım saat içinde tere battık balkonda. Narya' dan Kordelya' ya iki saatte geldik. Buket' in ustalığı sayesinde. Yazıştığı Hintli oğlan evin hasta ineğini kurtarmayı başaramayınca ceza evine girmiş. Beril' in kocası zoofil sayılmaz. Balkondayız diyor, şımartılmış sığırlara bakıyoruz iş dönüşü.
Küçük köpekli kadın' ın baldırını ısıran, emekli Ağır Ceza Reisi Timuçin Sırmalı' ymış.
Sırmadan ısırmaya bir harfle geçiliyor. Ve sırlar barınıyor harflerin tınısında.
Dünya, kaşınanı kaşıyor.
Bizimki çöp çürüğü tutkallı çakal. GitmeKal brövesi astırmış kulağına. Köpeklerle, kurtlarla çiftleşip genişliyor. Uluya uluya ululuyor kendini. Piliç ucuzlamadan kümes boşaltan tilkiler bile başa çıkamıyorlar çakalın rekabetiyle. İtlaf ekipleri birdenbire itilaf devletleri safına geçerek iki oluklu aletleriyle tilkilerin başını uçurmaya başladı. Çakallara hiç kimse el sürmüyor.
Çakallar çarşısının 43.000 şubesi var. Aydan aya, yıldan yıla artıyor. Sazlıklar, dikenlikler hep onların elinde. Koruluklar peşpeşe çakal ormanlarına dönüştü. Sırtlana, çakala dışarıdan bakanlar hızla çakallaşıyor.
Evet, çakallık pandemi oldu, ormanlara, ovalara yayıldı. Maskenin arkasında yırtıcılar, leşciller alaydan tümene atlıyor kısa günde. Bu büyük sağlıksızlığı sağaltmayı deneyen and içmiş hekimler göründü coğrafyada. Ne ki altı hekimden dokuzu olçum çıktılar. Akarsuya, akmaz kuma dalıp çıkanlar oldu. Yeminli anti-çakallar dahil, arınan da arıtan da olmadı içlerinde.
8 det anti-çakal, çakal tugaylarının örtülü ısırışmalarını, dahili dalaşları kullanmayı düşündüler bir süre. Milyonlarca çakal, Çakalya' ya bile çok ağır gelmişti. Yeniden, eskiden olduğu gibi, bir kurnaz tilkiler haritası çizilebilirdi gezegenin kuzeyinde.
Sayrılık hem dillerde geziyor hem de adı konamayan şekilsiz bir lekelenmişlik olarak alan kazanıp varlığını sürdürüyordu. Çok yavaş da olsa ağarmaya, karamsar bulutlardan damlacıklar indirmeye doğru bir gidiş olabilecek miydi ?
Ürkünç ulumaların sonu gelmeyecek derken, bakmışız ki ormanlarda sadece serin uğultusu kalmış yaprakların. Anti- çakal sayısı artırılabilse, dayanılmaz kokuşmayı bastıran üç-beş çiçek boy verse çiğnenmiş çayırlarda… Kadılar cadı avına çıkmasalar…
Çak- Alma, Çak ve Kaçma ekipleri kurulsa, bu kümeler el sürmeye başlasa çakallara…
Ormandaki her ağaç, tefessüh etmiş derin olukları kazısa…
Halkadan, dalcadan estirsek diyenler çıkmamış mıydı pisliği, pasağı duman edip dağıtacak yelleri ; ama florayla faunanın o eşsiz uyumu da hiç edilmişti edep bilmez çıngarlarda. En tehlikelisi de akıl edip aklına, gücüne el koyamadığımız asil kanlı kurtların, hor gördükleri çakallarla umarsızca tozlaşıp yozlaşmasıydı.
Hempanın habaseti didik didik edilmeden Çiğ Beyaz'a gidildi bütün korularda.
8 kişi borularla notasız çaldırdılar çakalmazın andını.
Melezin melaneti zift yağdırdı sürüye.
Bir ordu ki çoğu kez konkav aynalarda kelpe binmiş kurtlara benzetiyordu kendini ve gülmeye yelteniyordu aksine, upuzun, sipsivri sırıtışlarla.
Çakal gene çakalı aklıyor suçüstünde.
Karaorman yorulmadan, bir uçtan bir uca bembeyaz oluversin demedik mi geçen sene.
Ağart kendini, arın diyor herkes herkese. Hiç mi arın yok senin ? Hayasız hergele!
Hatırlayın, biz de, bunca zerden bakır olmaz dediğimiz günlerde, ciddi olmaya davet etmiştik bu konularda sizi. Sövgü'nün kursağında övgü var: tunç kafiye. Ama kim bilir kime.
Ancak nedense, son derece kaotik, apaçık sebeplerle, umarsızlığın umdurduğu mucize bir türlü gerçekleşmiyordu. 12 adet namusu mücessem, tertemiz insandı gereksindiğimiz topu topu.
Ve sonra Papa Verde, iki padre bir mami, bir müddeiumumi, kargıyla kurcalanmış, korkutulmuş bir kadı… ve kükreyen feryadı koparmayan o Jüri. Öfkesiz, soğukkanlı, vatansever 12!
İçici Kurulların haramla aram açık deyip deyip şarapla harap ettikleri mekruh börkenekleri çıkarılsa başlardan da hamızı keme püskürten taptaze sürgünler sarılsa alınlara…
Soğukkanlı, kor yürekli bir takım, 40.000' le çarpıp kendini, katran renkli cangılı kemirmeye başlasa… Dalsa iliklerine… Alnı açık yüz bin fidan, 13'lerin yomuna bilese gözlerini.






