Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Temmuz 2020

Hayat

Çok Gezen mi Bilir Çok Okuyan mı?

Gökhan Güvener

Paylaş

3

1


"Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı" cümlesi, pek çok ortamda dile getirilen, hatta genellikle artık anlamsız bir klişeymiş muamelesi gören bir soru.

Yarı şaka yarı ciddi bu sorunun altında yatan nörobilimsel meseleye odaklanmaya çalışacağım. Çünkü bu pencereden bakınca sorunun net bir yanıtı var.

Bilgi kelimesi bizi uçsuz bucaksız bir alt anlamlar denizine çıkarır elbette ama dediğim gibi, nörobilimsel temelde kalınca bilgi kelimesinin bizi götürdüğü tek yer var: bellek. Yani cümlede kastedilen "bilir" sorusunun bakılacağı yer, bellek olmalı bu çerçevede.

Merkezi sinir sisteminde hipokampus adı verilen beyin bölgesinin, bellek için kilit önemde bir merkez olduğu son yıllarda yapılan araştırmalarda netleştirilen bir bilgi. Özellikle fonksiyonel manyetik rezonans incelemelerde, beynin bölgelerinin bazı işlevlerle özel bağlantılarının varlığını çok daha somut biçimde karşımıza çıkardı bu araştırmalar. Tabii ki, bellek için salt bir merkez değil, (gerek oluşumu ve gelişiminde gerek aktif kullanımında) duyusal merkezlerden gelen verilerle başlayan, prefrontal korteksin yönetici kontrolü altında gerçekleşen, pek çok merkez ve alt merkezin de devreye girdiği bir çoklu çalışma söz konusu.

Konuyu kısa tutabilmek adına, belleğin bilinçli farkındalığa tabi olmayan koşullu yanıtlar, alışkanlıklar gibi kısımlarına (örtülü hafıza olarak da tanımlanır) hiç girmeyeceğiz. Yine kısa tutabilmek adına, her ikisi de deneyimler sonucunda oluşmuş ve birbirleriyle pek çok yönden iç içe geçmiş hafıza kayıtlarını, detaylarına da girmeden iki temel türde değerlendireceğiz.

Bunlardan ilki semantik (anlama dayalı) bellek, diğeri epizodik (olaylara dayalı) bellektir. Popüler bir örnekle açıklamak gerekirse, Göbeklitepe'yi (tarihçesini, oluşum süreciyle ilgili teorileri, arkeolojik geçmişini vb) anlatan kitaplar, videolar izleyebilirsiniz. Konuyla ilgili konferans ve panellere katılabilir, podcast'ler dinleyebilirsiniz. Bütün bunlar Göbeklitepe üzerine bilgilenmenizi sağlayacak ve onunla ilgili semantik belleğinizi oluşturacaktır. Ancak, ne kadar okursanız okuyun, bunun epizodik belleğinize hiçbir katkısı olmayacaktır. Yani eğer Göbeklitepe'yi görmedi iseniz, gezip görmüş birine kıyasla epizodik bellek anlamında net bir biçimde eksiksinizdir. Çünkü epizodik bellek, tamamen kişisel ve yaşanmış deneyimlerden meydana gelir.

Çok fazla detayı öğrenerek, konuyla ilgili tüm kitapları, teorileri okumuş biri olarak bu açığı kapattığınızı düşünebilirsiniz belki ama epizodik bilgi açısından bu olanaksızdır. Ne yaparsanız yapın belleğin çok önemli bir segmenti, bu konuda neredeyse boş kalmayı sürdürecektir. Arkasında derin bir tarih ve tartışmalı konular olan Göbeklitepe'yi bir kenara bırakıp, turistik bir şehri de düşünebilirsiniz. Mesela Paris'i gezip görmüş biri, Paris üzerine çok şey okumuş ama orada bulunmamış birinden (bu anlamda) daha çok "bilir."

İnanın (çok okuduğu söylenen biri olarak) ben de okuyanların tarafındayım, bu yarışı onlar kazansın isterdim. Ancak nörobilim açısından gerçek tam tersi ne yazık ki. Yazıyı bir gülen suratla bitirdiğimi kabul edin lütfen.

YORUMLAR

DEMET GÜLALDI

Çünkü..... mekanı yaşadığımız zaman kokusunu , dinlediğimiz bir müziği ve gördüğümüz bir çiçeği de alıyoruz belleğe değil mi? Bunlar bilgiyi geri getirmemize yardımcı oluyor. Peki virtual geziler ( teknoloji çok ilerledi.. gözlük takıp her yeri gezebiliyoruz:) ) aynı işlevi görecek mi....

23 Temmuz 2020

Öne Çıkanlar

Walker Evans’ın Fotoğrafları ÜzerineErhan Sunar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nihat Dağlı

24 Aralık 2025

Ele Geçirilemeyenin Peşinde

“Yola çıkarken şunu unutmamak gerekir: Hazırlanmış güzergâhlara, haritalara, önceden ayarlanmış konaklamalara, tesadüflere ve beklenmedik olaylara rağmen yolları önümüze açan Tanrı’dır. Issızlıkları o yaratır ki biz içlerinden yollar geçirebilelim. Dağlar arasında, sanki d..

Devamı..

Şaka

Erhan Sunar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024