Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

22 Ekim 2024

Kültür Sanat

Dilbilim Bize Neler Kazandırır?

Oggito

Paylaş

1

0


Dilbilimin asıl amacı da dünya hakkındaki bilgimizi artırmak, dünyaya dair kavrayışımızı derinleştirmektir.

Kısa ve öz: dilbilim, dilin bilimsel olarak incelenmesidir. Dilbilimciler, uyguladıkları bilimsel metotlar vasıtasıyla üzerinde çalıştıkları belli dilleri inceler,  sesleri ve jestleri, gramer yapılarını ya da anlamları deşifre ederek dilin doğasını anlamaya çalışırlar. Bir dilbilimci genel hatlarıyla aşağıdaki soruların yanıtını arar:

• İletişim bakımından düşünüldüğünde insan dilini hayvanların iletişim yöntemlerinden ayıran nedir?

• Bütün dillerde ortak olan özellikler nelerdir?

• Dilsel iletişim biçimleri (konuşma, yazma, işaret dili) arasında nasıl bir ilişki bulunur?

 Dilin diğer insan davranışlarıyla ilişkisi nedir?

Tıpkı diğer entelektüel disiplinler gibi dilbilimin asıl amacı da dünya hakkındaki bilgimizi artırmak, dünyaya dair kavrayışımızı derinleştirmektir. İnsanlar arasında kurulan bütün ilişkilerin evrensel temeli dil olduğundan dilbilim vasıtasıyla edinilen bilgi, birçok farklı konuda pratik uygulama alanı bulur. Mesela farklı disiplinlerde kendini geliştiren bir dilbilimcinin sahip olduğu bilgi birikimi, aşağıdaki soruların yanıtlanmasına yardımcı olur:

• Üzerinde henüz çalışma yapılmayan bir dil nasıl analiz edilir, hatta bu dil söze dayalıysa nasıl yazıya dökülür?

• Yabancı diller en iyi biçimde nasıl öğretilir ve öğrenilir?

• Konuşma bilgisayarda nasıl sentezlenir ya da insan konuşmalarını anlayan bir yazılım nasıl oluşturulur?

• Bireylerdeki konuma anomalileri nasıl analiz edilir ve düzeltilir?

• Hukuku meseleler bakımından dil nasıl ele alınır?

Bir bilim dalı olarak dilbilim 

Az evvel de belirttiğimiz gibi dilbilim dilin bilimsel olarak incelenmesi, dilbilimciyse dilin doğası ve işlevi hakkındaki sorulara belli bazı bilimsel metotlar aracılığıyla yanıt arayan kişidir. Şu an yeryüzünde konuşulan dilleri sayısı yaklaşık altı bindir ve bir dilbilimci üzerinde çalıştığı dili yalnızca yapısal olarak değil aynı zamanda tarihsel ve antropolojik olarak da inceler. Zaman içerisinde dil ailelerinde meydana gelen değişimler de dilbilimcinin araştırma alanında yer alır, bir bebeğin dil edinimi de. Dilbilimcinin inceleme alanına giren bir diğer konuysa yazılı ve sözlü dil arasındaki ilişkiler ve dili kullanmamızı sağlayan nörolojik yapılardır. Kısaca özetlemek gerekirse dilbilimin yanıtını aradığı soruların çoğu belli yönlerden sosyal bilimlerin (hatta bazen sağlık ve fen bilimlerinin) farklı alanlarıyla örtüşür ve bu da dilbilimi multidisipliner bir alan haline getirir.

O halde multidisipliner bir alan olarak dilbilim, dilin insan zihninde nasıl kodlanıp depolandığını ve hangi mekanizmalar vasıtasıyla sese ve söze dönüşerek gündelik insan davranışının bir parçası haline geldiğini nöroloji, psikoloji, antropoloji, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi farklı alanlar vasıtasıyla ortaya koymaya çalışır. Burada vurgulanması gereken husus, dilbilimciyle bir dilde (veya daha fazlasında) uzmanlaşan kişinin çalışma alanlarının farklı olduğudur. Dilbilimci, dilin farklı yönleriyle ilgili akademik çalışma yürütürken dilde uzmanlaşan kişi dilin doğasıyla ya da işlevleriyle ilgilenmez, o yalnızca birden fazla dili çok iyi bilir (polygot) ve kullanır. Elbette bir dilbilimci de polygot olabilir ancak bir dilbilimcinin yalnızca bir dil konuşması da aynı derecede mümkündür.

Betimsel, karşılaştırmalı ve tarihsel dilbilim

Geçmişte ya da günümüzde gerçekleştirilen bütün iyi betimsel çalışmaların ortak noktası, tarihsel yeniden yapılandırma ve karşılaştırmayı da içermeleri ya da en azından bunları temel alarak ilerlemeleridir. Çünkü karşılaştırmalı dilbilim araştırmalarının kalitesi büyük ölçüde ilgili verilen eşsüremli analizine dayalıdır ve bu analiz de genellikle betimsel dilbilimciler tarafından gerçekleştirilir – eski diller söz konusu olduğundaysa betimsel dilbilimcinin yerini, metodolojisi onunla örtüşen filolog alır.

Betimsel dilbilim, dilin yapısıyla ilgilenir. Formlar, yapılar ve bütün seviyelerde süreçleri inceleyerek yapısal nitelikleri ortaya çıkarır. Fonoloji, morfoloji, sözdizim, sözlükbilim, anlambilim ve pragmatik betimsel dilbilimin çalışma alanında yer alır. Verilerse saha çalışmaları aracılığıyla toplanır. Bu da dilbilimi stratejik açıdan önemli bir alan haline getirir çünkü bir halkın tarihini, kültürünü, düşünce yapısını ve bilişsel kapasitesini anlamanın en iyi yollarından biri, o halkın dilinin yapısal analizidir.

Dilbilimsel yeniden yapılandırma ve karşılaştırmalı dilbilimse zamansal varyasyonların yanı sıra dilbilimsel gelişmeleri de inceler ve dilin geçirdiği değişimi, öteki dillerle karşılaştırmalı olarak tarihsel aşamalarıyla birlikte ortaya koyar. Tarihsel ölçekte düşündüğümüz zaman bu araştırmaların kapsamı Proto-Hint-Avrupa ve Proto-Semitik’ten günümüze, coğrafi olaraksa İzlanda ve Britanya adalarından Avrasya, Hindistan ve Batı Çin’e, Kuzey ve Batı Afrika’ya, Doğu Endonezya ve Doğu Timor’a, And Dağları’na, Orta Amerika ve Guyanalar’a kadar uzanır.  Tarih öncesi dönemler için arkeoloji ve genetik biliminin sunduğu verilerden faydalanılırken tarihsel dönemler için genelde filolojik incelemelere başvurulur.

Dilbilimin dalları

Dillerin sahip olduğu karmaşık yapı ve sosyo kültürel anlamda yol açtıkları geniş kapsamlı etkiler dilbilimin çeşitli alt dallara ve uzmanlık alanlarına ayrılmasına sebep olmuştur. Bunlardan birkaçı:

Davranışsal dilbilim: dilbilimin en popüler alanlarından biridir ve psikolojik süreçlerle dilsel davranışlar arasındaki ilişkiyi inceler. Mesela insanların dili nasıl algıladığını araştırır ve şu tarz soruların yanıtını arar: bazı kelimeler niçin insan davranışı üzerinde daha etkilidir ya da hangi durumlarda dil, insan psikolojisi açısından bir tetikleyici görevi görür. Davranışsal dilbilimin gündelik hayatta en çok uygulama alanı bulduğu konulardan biri insanların dil edinim sürecidir. Davranışsal dilbilimciler sıklıkla çocuk psikologlarıyla birlikte çalışır ve insanların küçük yaşlardan itibaren dili nasıl algıladığını araştırırlar. Dilleri nasıl öğreniriz? Çocuklarla yetişkinlerin dil edinimi arasında niçin farklılıklar bulunur? Bir dilde ustalaşırken ötekinde niçin tökezleriz?

Toplumdilbilim: uygulama açısından yeri, davranışsal dilbilim kadar önemlidir ve pek çok işleve hizmet eder. Nihayetin bütün diller insani yapılardır ve toplumdilbilim de dillerin sosyolojik yönleriyle ilgilenir. Bir toplum konuşulmakta olan dili ya da dilleri hangi etmenlere göre şekillendirir? Göç ya da başkaca sebepler dolayısıyla farklı kültürlerden gelen insanların etkileşime girmesi dil üzerinde nasıl bir etki bırakır? Toplumdilbilimin ilgilendiği bir diğer önem arz eden konuysa dil içinde oluşan lehçeler ya da, eski sömürgelerde ortaya çıkan dil bileşimleridir.

Karşılaştırmalı dilbilim: ortak kökenden gelen dilleri karşılaştırmalı olarak ele alır ve bu diller arasındaki benzerlikleri, farklılıkları ortaya koyar. Mesela Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve Rumence dillerinin dördü de Latince kökenlidir ama konuşma ve yapı bakımından farklılık gösterir. Karşılaştırmalı dilbilimin en ilgi çekici araştırma konularından biri de, zaman ve mesafe bakımından birbirine uzak diller arasındaki (Almanca ve Sanskritçe gibi) yapısal ve etimolojik benzerliklerdir.

Tarihsel dilbilim: dillerin zaman içinde geçirdiği evrimi inceler ve dillerde meydana gelen değişiklikleri analiz eder. Bu alanın başlıca amaçlarından biri Latince, Sanskritçe, Eski Yunanca gibi ölü dilleri incelemek ve bu dillerden gelişen modern dillerin gelişim süreçlerini ortaya koymaktır. Tarihsel dilbilim çalışmaları bize dilin geçirdiği bütün eski aşamaları yeniden inşa etme imkânı sağladığından bu sayede dildeki gramer yapısının, anlamın ve fonetiğin zaman içinde nasıl değiştiğini analiz ederiz.

Biçembilim: belli bir dilde yazarların kullandığı üslup ve retoriği inceleyip yorumlar. Çoğunlukla disiplinlerarası çalışır ve metinlerdeki sembolleri, diyalogları, ritmi ya da cümle yapısını analiz etmeyi sağlayan edebiyat çalışmalarıyla birlikte ilerler. Örneğin siyasi propaganda dili ve reklam dili romanlarda ya da öykülerde kullanılan dilden farklıdır. İşte biçembilim, bu tarz farkları analiz ederek hangi metinlerde nasıl bir dil kullanılması gerektiğini belirler.

Carol Genetti editörlüğünde hazırlanan How Languages Work: An Introduction to Language and Linguistics isimli kitaptan derlenmiş ve tercüme edilmiştir.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Modern Dünyanın Anlatı KriziStuart Jeffries
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Vizesiz Tatil Yapabileceğiniz Yerler

Farklı kültürler tanımak ve yeni yerler keşfetmek istiyorsanız, bütçenizi yormayan bir tatil için Türkiye’den vizesiz gidilen ülkeleri tercih edebilirsiniz. Hem kolay hem de ekonomik yurt dışı tatili için sadece pasaport ve kimlik kartıyla gidilen çok sayıda yer b..

Devamı..

Polisiye Roman Yazmak Halat Örmeye Ben..

Çağnam Erkmen

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024