Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Mart 2021

İnsan

Eskimo Halk Hikâyeleri

Oggito

Paylaş

1

0


Kitaptaki hikâyelerin hemen hemen hepsi Eskimo hikâye anlatıcılarının kendi ağzından. Bu anlamda kitap çok katmanlı kuzey kültürüne heyecanlandırıcı bir giriş sunuyor. 

Danimarkalı misyoner bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Knud Rasmussen (1879-1933), Grönland'da yerli Kalaallit halkının arasında büyüdü. Kültürlerine erken yaştan beri hayranlık besleyen Rasmussen yerel dili öğrendi ve ergenlik yıllarında da Kalaalilitler gibi avcılıkla uğraşmaya, köpek kızakları sürmeye ve kuzeyin dondurucu havasında kendi başına hayatta kalabilmeye başladı.

Gençlik yıllarında Danimarka'da bir süre aktörlük ve opera sanatçılığı da yapan Rasmussen, kendini bu alanlarda başarısız hissettikten sonra kutup bölgelerine geri dönmeye karar verdi. Burada kâşif ve antropolog olarak kuzey halkları hakkında gezi yazıları ve araştırma yazıları hazırlamaya başladı. Kitabı People of the Polar North (1908) yaşadığı dönemde bir hayli ses getirdi. Çalışmaları ömrünün sonuna doğru ona "Eskimolojinin babası" ünvanını kazandırdı.

Kitabın giriş yazısında çevirmen W. W. Worster Rasmussen için şöyle diyor: "Grönland'ın hikâyesini daha iyi kimse anlatamazdı." Ancak bugünün okurları bu yorum karşısında affalayacaktır. Grönland'ı ve hikâyesini anlatmak içi Grönland'ın yerel insanından daha iyisi bulunabilir mi? Sanmıyorum. Yine de Rasmussen için Grönland doğup büyüdüğü tanıdık bir çevreydi ve kitabından da anlaşılıyor ki Eskimolara derin bir saygı besliyordu. Kitabındaki hikâyelerin hemen hemen hepsi Eskimo hikâye anlatıcılarının kendi ağzından. Bu anlamda kitap çok katmanlı kuzey kültürüne heyecanlandırıcı bir giriş sunuyor. 

Kitaptaki Eskimo hikâyelerinin büyük bir kısmı macera türünde. "Dünyayı Turlamaya Çıkan İki Arkadaş" hikâyesinde iki arkadaşın aileleriyle beraber iki zıt yönde bir gün buluşma umuduyla dünya turuna çıkışları anlatılıyor:

Dünya turunu tamamlamaları çok uzun zaman aldı. Çocukları oldu ve yaşlandılar, çocuklarının çocukları oldu onlar da yaşlandı. En sonunda tura çıkan ilk aile üyeleri aşırı yaşlıydı ancak çocuklar onları taşıdı. 

Ve günün birinde iki aile buluştu. Su doldurmak için yere sürüdükleri için su içtikleri kupaların sadece tutacak yerleri kalmıştı. Dünyayı görmüş geçirmiş on yıllardır yolculuk yapan iki arkadaşın birbirine diyebildiği tek şey: "Dünya gerçekten muazzam."

Dünyanın başka başka yerlerindeki halk hikâyeleri gibi Eskimo hikâyeleri de insan ve insan olmayan arasındaki karşılaşmayı sıkılıkla konu alır: "Ayıyı Üvey Evlat Edinen Kadın", "Eşi Olmayan Adama Kur Yapan Böcekler", "Kuzgunlar Konuştuğunda", "Tilkiyi Eş Edinen Adam", "Yıldıza Dönüşen Adam". Bunun haricinde doğaüstü olaylar da, yaratılış mitleri ("Sis Nasıl Oluştu?") ve aşağı dünyaya ziyaretler ("Ruhlar Âlemine Geçiş Yapan Qalanganguase) gibi, birçok yerde karşımıza çıkar. 

Bazı hikâyeler iki temayı da birleştirir ki bunlardan bazıları çok korkunçtur. "Evdeki İnsanları Ölesiye Korkutan, Denizin Dibinden Gelen Çocuk" hikâyesi şöyle başlıyor: 

Görüyorsun, bu gayet normal bir şeydi: "İnatçı Olan" evlenmişti ve karısına şiddet uygulamıştı. Bir gün yine şiddet uygulayacakken karısı evden kaçtı. Tam o sıralarda bebek bekliyordu. Dosdoğru denizin içine attı kendini. Neredeyse boğulacaktı ama bir an için kendine geldi ve gördü ki denizin dibindeydi. Ve orada kendine bir ev yaptı. 

Kadının bebeği denizin altında dünyaya gelmişti. Bebeğin gözleri deniz anasından, saçları deniz yosunundandı ve ağzı midyendi. Kadın ilk etapta dünyaya getirdiği canlıdan korksa da daha sonrasında onu deniz altında yetiştirdi. Çocuk büyüyünce kadını yüzeye çıkmak için ikna etti ancak tek bir şartla: Önceden yaşadığı eve gidip oradakilere kızmasını. Cani babası çok önceleri öldüğünde evde yaşamaya başlayan yeni insanlar kadını eve kabul etmemişti. Çocuk eve gitti ve evdeki herkesi korkudan öldürdü. 

Bazı hikâyelerse daha az korkutucu ve bir nebze daha neşeli. "Kuzgunlar Konuştuğunda" şöyle başlıyor:

Çok uzun zaman önce kuzgunların konuştuğu bir vakit olduğu rivayet edilir. Ancak ilginç olan şudur ki kuzgunların kelimelerinin anlamları insanlarınkilerin tam tersi anlama gelir. Bir kuzgun teşekkür etmek istediğinde ağır ve kırıcı hakaretler eder.  

Kitabın asıl çekici yanını kitabın geneline hâkim olan karanlık bir doğrudanlık oluşturuyor. 

Kitapta aynı zamanda yerli Eskimo sanatçılarının anonim olarak çizdiği birçok görsel de mevcut. Aşağıda bazılarını bulabilirsiniz. 

Kitap Eskimo Masalları adıyla Maya Kitap etiketiyle Macidegül Batmaz tarafından Türkçe'ye 2019'da çevrildi.


Tupilak (genellike intikam almak için çağrılan büyülü canavar) yapımı: Farklı birçok hayvanın kemikleri kullanıldı. Canavar hayata gelme aşamasında. 


İlk resim: Kayıkta avcı. Arkadaki canavar ve fokları korkutmakla görevli. İkinci resim: Avcılar tehlikeli trol Sarqiserasak ile yarım kayık sürerken karşılaşıyor. Sarqiserasak karşılaştığı herkesi küreğiyle rahatsız eder. 


"Ruh dövüşü" için hazırlanan bir büyücü. Elleri arkasında başından dizlerine bağlı; ayağına bağlı büyülü davul vurdukça çalıyor. Kuşun kanatları sırtına yapıştırılmış.


Ok ve yay kuşanmış iç bölge yerlisi 


Kayığıyla giden insanı korkudan öldüren bir tupilak.


Yarı köpek, yarı insan bir iç bölge yerlisi yok edilecek yerleşim yerini işaret ediyor.


Kötü ruh eve giriyor.


"Yardımcı ruh" çağıran büyücü


Bir "yardımcı ruh" olan Anguit herkes hakkında her şeyi biliyor. 


İki büyücü arasında uçma yarışı. Birisi başaramadığı için dünyaya düşmüş ve diğerine durması için beyhude yalvarıyor. 

Çeviren ve hazırlayan: Alper Güngör
(Public Domain Review)

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sallantıya Karşı Duruş: Doğudan Bir Es..Ahmet Özbek
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Pierre Macherey

22 Mayıs 2026

Güvenlik Fetişizmine Odaklanmış Bir Dü..

Batı toplumlarını köklü bir biçimde değiştiren şeylerde biri de, güvenlik söz konusu olduğunda bu denli takıntılı davranışlar sergilemek. Bizlere artık sadece korku yol gösteriyor, peki bunun ne anlama geldiğinin farkında mıyız?  Covid pandemisi esnasında dik..

Devamı..

Bir Kürtçe Direnişi ya da Mehmed Uzun

Cafer Solgun

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024