Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

4 Temmuz 2014

Ne Haber

Flannery O'Connor ve tavus kuşları

Oggito

Paylaş

39

0


Flannery O'Connor yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli adlarından. İnsan ilişkilerinin yüzeyde doğru ve iyi olarak görülen ama biraz derinlere inildiğinde gerçeğin rahatsız edici yüzüyle karşılaştığımız öyküleri “güney gotiği” olarak adlandırılan akım içinde yer buluyor. Yazarın okurları öykülerinde sıklıkla boy gösteren tavus kuşlarına mutlaka dikkat etmiştir. Farklı din ve kültürlerde başka anlamlar taşıyan tavus kuşları Hristiyanlıkta sonsuzluğun ve bozulmaz ahlakın simgesidir. Kendisi de dine yakın birisi olmasına karşın, özellikle Katolik inancına bağlı öykü kişilerinin bencil, kibirli tutumlarını gösteren yazarın tavus kuşlarına olan aşırı sevgisi nereden kaynaklanıyordu. O'Connor çocukluğundan itibaren tavuklara, sülünlere düşkündü. Sağlığı bozulduktan sonra annesinin yaşadığı Georgia'daki çiftliğe döndü ve otuz dokuz yaşında hayatını kaybedene dek burada yaşadı. Pek çok hayvanla birlikte, kırk kadar tavus kuşu besledi. 1961 yılında kaleme aldığı Tavus Kuşlarıyla Yaşamak başlıklı yazısında, bu kuşlarla olan ilişkisinden ayrıntılı biçimde söz ediyordu: “Hayatımı etkileyen deneyimi yaşadığımda beş yaşındaydım. Pathé News, New York'tan Savannah'a tavuklarımdan birinin çekimini yapmak için fotoğrafçı gönderdi. Bantam Cochin cinsi bu tavuğu öbürlerinden ayıran özellik ileri ya da geri yürüyebiliyor olmasıydı. Basın aracılığıyla ünü yayılana kadar ileri ya da geri gidebileceği bir yer olmadığını düşünürdüm. Hemen sonrasında da öldü. “Tavus kuşları hakkındaki makaleye böyle bir giriş yaptıysam, onları niçin beslediğime dair sıklıkla sorulan soru olduğundan ve benim de verebileceğim kısa ve geçerli bir cevabımın olmamasındandır. Pathé'nin çekiminden sonra tavuk toplamaya başladım. Duyduğum yakınlık arzuya, arayışa dönüştü. Daha ve daha çok tavuğum oldu. Tek gözü yeşil, öbürü turuncu olana ya da aşırı uzun boyunluya ve çarpık ibikliye ilgim daha fazlaydı. Hep üç kanatlı ya da üç bacaklısını bulmak istedimse de, hiç karşıma çıkmadı. Robert Ripley'nin kitabı İster İnan İster İnanma'da resmini gördüğüm başı kesildikten sonra otuz gün yaşayan horoz hakkında çok düşündüm, fakat yapısına uygun bir açıklama bulamadım. Dikiş dikebiliyordum ve tavuklara kıyafetler yaptım. Gri bantam cinsi Albay Eggbert yakası dantelli ve sırtında iki düğmesi olan beyaz pike bir palto giydi. Anlaşılan Pathé News bunların hiçbirini duymadı ki, yeni bir fotoğrafçı göndermedi. “Arayışım her ne içinse, tavus kuşlarıyla sona erdi. Beni onlara götüren bilgi değil, içgüdüydü. Hiç görmemiş ve duymamıştım. Sülün ve bıldırcınla dolu bir ağıla, hindi sürüsüne, on yedi kazla birlikte yaban ördeği kolonisine, üç Japon silkiyeye, iki Polonya tavuğu ve Rhode Island kırmızısıyla melezlenmiş pek çok pilice sahiptim ve eksiklik hissediyordum. Tavus kuşlarının Zeus'un karısı Hera'nın kuşu olduğunu biliyordum, fakat muhtemelen o zamandan beri gözden düşmüştü –Florida Market Bülteninde üç yaşındaki tavus kuşunun çifti altmış beş dolardı. Reklamları yıllar boyu sessizce okuduktan sonra, günün birinde bir haciz ilanını çembere alıp anneme verdim. Bir tavus kuşu, tavuklar ve yedi haftalık yavrular içindi. ‘Bunları alacağım,’ dedim. ‘Çiçekleri yemezler mi?’ diye sordu annem. ‘Öbürleri gibi Startena yiyecekler.’ Tavus kuşu ekspres trenle Eustis, Florida'dan ılık bir Ekim günü geldi. Annemle birlikte istasyona gittiğimizde, sandık platformda duruyordu ve bir ucundan uzun, gece mavisi boynu ve başındaki ibiği dışarı taşıyordu. Her iki gözünün yukarısında ve aşağısındaki beyaz çizgiler soruşturan başına tehditkâr bir soğukkanlılık ifadesi veriyordu. Florida'nın portakal bahçelerinde dolaşmaya alışık bu kuşun Georgia'nın mandıralarına nasıl uyum sağlayacağını merak ettim. Arabadan atladım. Başı içeri kaçtı.” Flannery O’Connor, ilk tavus kuşuyla karşılaşmasının üzerinden uzun zaman geçtikten sonra yazdığı yazıda kuşlara ilişkin daha detaylı bilgiler de veriyor. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz. Tavus kuşlarını Startena ile beslemişlerse de çiftlikteki başka her şeyi yemişler, bunlara çiçekler dahil. Böylece O'Connor'ın annesinin korkusu gerçek olmuş. En çok da krizantemleri ve gülleri tercih etmişler. Öyle ki aç olmadıklarında bile yemeyip üzerlerine oturmuşlar. Tavus kuşlarının, hele ki kırkının bir arada tarifi olanaksız, çirkin seslerini,  startena yemlere ödenen avuç dolusu paralar, tavus kuşlarıyla hayatlarında ilk kez karşılaşan kişilerin verdiği tepkiler, kapı önlerine yayıldıklarında kapıları açma sorunlarından söz ediyor O'Connor makalesinde ve şöyle bitiriyor; “Son zamanlarda tekrar eden bir rüya görüyorum. Beş yaşındayım ve bir tavus kuşuyum. New York'tan bir fotoğraçı gönderiliyor ve uzun bir masada kutlama yapılıyor. Yemek sıradışı olmalı; ben. Çığlık atıyorum, İmdat, imdat, diye ve uyanıyorum. Sonra göletten, ahırdan, evin civarındaki ağaçlardan, şenlik korosunun başladığını duyuyorum; Lee-yon lee-yon, Mee-yon mee-yon! Eee-e-yoy eee-e-yoy! Eee-e-yoy eee-e-yoy! Niyetim sıkı durmak ve tavus kuşlarını çoğaltmak, sonunda, son sözün onların olacağından emin olduğum için.” Ve yazarın beş yaşındayken Pathé'nin çektiği video görüntüsü de buradan izlenebilir.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Modern Dünyanın Anlatı KriziStuart Jeffries
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Vizesiz Tatil Yapabileceğiniz Yerler

Farklı kültürler tanımak ve yeni yerler keşfetmek istiyorsanız, bütçenizi yormayan bir tatil için Türkiye’den vizesiz gidilen ülkeleri tercih edebilirsiniz. Hem kolay hem de ekonomik yurt dışı tatili için sadece pasaport ve kimlik kartıyla gidilen çok sayıda yer b..

Devamı..

Polisiye Roman Yazmak Halat Örmeye Ben..

Çağnam Erkmen

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024