Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Nisan 2022

Öykü

Kapılar

Emine Peker Şansal

Paylaş

0

0


İçinden geçtiği paslı demir kapının üzerine kapanmasıyla, baş başa kaldığı karanlığın kulaklarına bir şeyler fısıldadığını hissetti. Duymamış farz etti, ama bu fısıltının içindeki karanlık sessizliğe çoktan yenildiğini biliyordu. Başkaları gibi kendisinin de kendi hislerine dahası konuştuklarına itibarının kesilmesinden uzunca bir süre geçmişti zaten. Geçti birkaç paslı ayaktan, kir, nem ve hüzün kokan bir süngerden mütevellit ranzasına uzandı. Tepesinde fütursuzca dans eden serseri gölgelerle göz göze gelmesi neredeyse bir saati bulmuştu yahut ona o kadar uzun gelmişti. Zaman kavramını yitirmekten öte zamanın kendisindeki kıymetinin yitmesine içerledi. Biliyordu ki, kendisi için anlamını yitirmiş olan gündüz ve gece dışarda gürül gürül akan hayatın daimi miladıydı ve zaman tik taklarını büyük bir hazla seyre dalardı. Ah işte bak yine kapalıydı gözleri karanlığa. Yavaş yavaş araladı, vücudunun hüzün kapısı, mahzun göz kapaklarını. Hücresindeki yok denecek kadar az olan eşyanın, tavanda bu kadar fırıldak ve kıpır kıpır gölgelere dönüşebilmesine tekrar hayret etti.

Gözlerinin yorgun kapısı kapanıyor bak yine. Elle tutulur bir karanlık var kapılar ardında içini ürperten. Her kapının içimize açıldığını bilmemizdendir o kapılara korkarak ve ürpererek yaklaşmamız. Bu nedenledir ki kapının ardındakilere aşina olsak ta, elimizin kapı koluna titreyerek uzanışına engel olamayız. Ne tuhaflıklara, ne gizemlere, ne korkulara, ne kederlere şeffaf zifirden örtüdür kapılar. Velev ki kapılar içerdeki ve dışardaki diye ikiye ayırınca cihanı; kendi içindekini iyi dışındakini kötü hükmetmesinden başka neydi ki iki kapıdan ibaret hayat. Muğlak yollara açılacak kapıların bizi hangi virajlardan yolun kenarına fırlatacağını kestiremediğimiz için değil midir o kapılardan ne girmeye ne kaçmaya hükmümüzün geçmemesi? Ve o kapı önleri, tırnaklarını geçirerek yukarıya çıkmaya çalıştığın koyu zifir bir kuyu dibinden farksızdır artık…

Mengenedeki bulantılı seyrinden kurtulmuş bir fare gibi yatağından duvara çarpa çarpa uyandı. İçindeki karanlıkta ne kadar dolaştığını bilmiyordu ama demir parmaklıklı kirli ve buğulu camdan içeriye, yeni günün insana yaşam telaşı zerk eden ilk ışıkları girmişti bile. Başındaki balyoz etkili ağrının, kafasındaki sonu soru işaretli nice cümlenin nüfus ettiği, müptezel ısdıraplarından daha evla olmadığını biliyordu. Kalktı, minik ve yorgun adımlarla cama yaklaştı. Karanlığın mesken tuttuğu gözleri parlak gün ışığında kamaşınca aniden kapattı. Ama açmak o ışığı doyasıya emmek istiyordu tüm hücreleriyle. Yüzünü yalayan ışıkların zihninde de mekân bulmasını arzuladı. “Ah ne zaman ne zaman son bulacak ışığın, yaşamın ve gülüşlerin ipil ipil müphem geleceğe uzanışı?” Ama biliyordu içindeki sonsuz acının tek bir kapısı vardı. Ya da her kapının, içindeki sonsuz acıya açıldığını. İstemsizce uzandı elleri cama, camın sıcaklığı avuç içine değil ta yüreğinin kırağı değmiş, yaşam hanına zerk etti. Yüreğindeki kapıların aralandığını, içindeki düşsel imgelerin havalandığını gördü. Karanlıktan kopup gelen türlü düşünceler, üşüştüler yine yarı aydınlık zihnine. Aynı kapıyı açan farklı anahtarlar gibiydi düşünceleri. Ama hoyrat ama uysal vardı işte biliyordu ama yüreğinde ama ceplerinde bulacaktı o aydınlık kilitleri.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir İngiliz Halk Destanı: BeowulfOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. T. Yılmaz

21 Ekim 2025

Robert Redford: Bir Büyük Sinema Efsan..

Robert Redford Hollywood stüdyo sistemi içinde büyük yıldız statüsüne ulaşmış bir oyuncu; Oscar ödülü ve adaylığı kazanmış bir yönetmendi.Birkaç sene önce en sevdiğim filmler üzerine bir yazı üzerine çalıştığım sırada en sevdiğim a..

Devamı..

Evden Fabrikaya: Sanayi Devrimi Süresi..

Elinor Evans

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024