Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Temmuz 2021

Öykü

Koltuk

Çarşamba Kül

Paylaş

1

0


Ne yaptığım sanat, ne yazdığım edebiyat, ne çizdiğim resim, ne çaldığım müzik. Ulan Hegel. Kasap Hegel. Kestin beni tarihin mezbahasında. Kanımı çektin de gıpgri organlarım içeride, yine de hâlâ daha kararmayan gözlerimle pür dikkat izliyorum. İzliyorum da bir sorun görüyor muyum? Neyi? Parlak fayanstan yansıyan florasan ışığında korneamı işgal eden mavi yeşil algleri mi? Dikkatini ver. Dikkat mi? Ne dikkati be? Her şey gözümü boyasa yine kan çeker gözüm. Trickle down. No gülüm. Kan gülüm. Ondan sana, senden bana. Benden ona. Kan. Damla damla. Kandık mı? Aortu tam ortadan cortlatmasaydı belki. Ama namuzsuzun bıçağı etim kemiğimle iki asır önce gizlice anlaşmış, tek hamlede sıyırıyor. Verdik de verdik. Durmuyor ayol durmuyor kan durmuyor. Akacak kanım kalmadı. Bir anda follofoş. Al ver ekonomiye kan ver. I can't. Eskidim kuzum eskidim anlamıyor musunuz? Ay siz gidin ben tuvalette duracağım. Baya baya duracağım. Eroin falan yok ha. Ay arkadaşlar gittim geldim kafası çok fenaydı şimdi birbirinizi sevin de yok. Her şey her şeye içkinse mukozama inatla tutunan dışkılarınız da olmasın artık bir zahmet. Yok anam yok. Mitik kahraman mıyım ben? Binbir yüzüm yok, on iki adımda bokumu klozete atamam. Sonra gelip bir de size sarılamam. Boklu ellerimle sırtınızı hiç sıvazlayamam. Mitik adam sıçar mı? Ben de sıçmam gerçi ama oldu bir iki kere, o da hep minik minik. Şimdi zamanı değil galiba. Boşuna su değecek yine elime.

Formika mı bu? Ay düz beyaz plastik. Bir ıkınsam var ya, en az beş anı çıkartırım. Ama neyseki alıştırmamı eksik etmedim hiçbir zaman, anılar atıştırırken sinsi sinsi bekledim, heyecandan götüm kedi gibi bir oraya bir buraya atarken izledim. Pür dikkat. Purr dikkat mi? Bazen. İri kıyım damlalar hâlinde aniden çoşturan anılar camda yatışan kumruları nasıl yürekleri ata ata uyandırıyor, belki mırlamamı duyan olmuştur. Gerçi hoş, belki de topuklarımı törpülediğim sert asfalta çarpan anılar, tok tok sesleriyle ötüşü kesilen kuşlara ya da muaavlama tiradına mola veren kavgacı kedilere olduğu gibi, mırıltılarımı gizlemiştir. Geliyor, aha, aha. PATTT. Vurdum be. Az kaldı kafama iniyordu namuzsuz. Namludan çıkan sümük deldi geçti anıyı. Ben anılarımı hep sümükle avladım. Yapış yapış. Bazıları uzatır elastik ip gibi dizer duvara, ben yuvarlarım. En kesin çözüm. Bir sertleşti mi, var ya, o anı bin yıllık kara büyüye tutulmuşçasına hapsolur. Bir yere kaçmasın diye de top yapar koltuğun altında diğerlerinin yanına özenle iliştiririm namuzsuzları. Ay anam belim. Orada oturuyorum ben. Koltuğumda başkası oturursa var ya koltukla beraber yakarım onu. Koltuğum benim sümüklü böcek evim. Evimi çıtırdatır başkalarının uzuvları cız eder içim. Anlamışsınızdır ben sümüklü böceğim. Ne diyorum ben be? İçi boş ki şu an oturduğum koltuğun. Azimle sıçarak deldim bu koltuğu. Çok sular aktı altından. Foşur foşur. Hep oturmadan önce basarım sifona. Hem de büyüğüne. Bir de peçeteyle güzelce silerim. Çok sular aktı çok. Bir o gün akmadı, sahi o gün neden akmadı? Siz de oradaydanız bir hatırlatıverin. Sigorta mıydı? Yok be suyun sigortası mı olur, vana vana. Vanayı kapattım. Aklımı seveyim, tam siz de söyeleyecektiniz ama olsun. Deprem olunca kapatılır ya tabi. Deprem doğal afet. Yangın da çok doğal. Unutmaktan doğalı yok. Dur da bir çay koyayım, çay nerede kaldı, ay geldi geldi, üf elim yandı, derken ocağın altı açık kalır mı kalır.

İnsanlık hâli, ocağı alıp ağzıma götürecek değilim ya, önce can sonra canan sonra koltuk. Koltuk. Baktım benim koltuğumda oturuyorlar. Bir de üstüne çay buyuruyorlar. Ya, dedim, lan. Elim yandı biraz çok kusura bakmazsanız azıcık çay döküldü altlığa. Olsun olsun. Sileriz. Elim ağzımda, herhâlde o ara unuttum ocağı yalamayı. Peçete yok mu? Efendim? P mi ç, ç mi p, bir de üzerine t? Sert ünsüzler, ay ünlü görünce hemen yumuşamasam ya. Elimin yanmasını ânında unuttum, elim beni affet yangın kolay afet. Kim bunlar kim, niye oturdular koltuğa, iki dakika tuvalete gittim. Pislik içinde o koltuk, hiç süpürmedim iki yıldır, elin adamları otursun diye mi süpürmedim? Kıl tüy, sarı sarı, pis pis, turuncu turuncu, pasparlak uzun uzun… Ay rengarenk kıl kuyruk, bej rengi koltuk üzerinde ne güzel duruyor. Hani sonbahar kıştan önce değil de hemen onun peşi sıra gelse ancak bu koltuk kadar güzel olur sokaklar. Ay amin. Ee kim bunlar, ünlü olamazlar. Bu kadar pis ve güzel koltuğa kim oturur? Gerçi şimdiki ünlülere biraz öyle diyorlar. Ortalığı süpüren rumba olmasa evi bok götürürmüş. Çok büyük nimet. Rumbaya yıllık izin verir beş gün pislik içinde sevişirlermiş. Öyle daha heyecanlı. Rumbanın sigorta primi o ay yine de tam yatarmış, el insaf pes doğrusu. Parazit geç kaldı, zamanın ruhunu yakalayamadı. Obamalar boşuna mı bayıldı filme? Nostalji endüstrisi işte.

Kim Jong-Un olsalar ne fark eder? Kalksınlar ulan kalksınlar yerimden. Unutsunlar beni. Öf tuvaletten niye çıktım ki, buyrun peçeteniz. Ay peçete deyince aklıma geldi oh. Burada herhâlde bitti, ben şunu bir tazeleyeyim tuvalette olacaktı. Müsadenizle. Şimdi kusacağım. O çayı niye yarım metre öteden ağzına çekmeye başladı vakum herif? Rumbass. Isıdan korkusuna olacak, sormam için hazırlık yaparlar böyle hep. Ayy sıcaktır biraz bekleseydiniz yandınız mı? Ah sağ olun benim elim de siz sormayınca hemen geçti. Şimdi ben sordum diye her çekişte vakumla bardak arasında yoğuştururlar çay buharını. Hele bir yağmur olsun canım koltuğuma pıtır pıtır düşsün. Ulan. Peçete. Bol bol peçete lazım. Nerede nerede?

Şu klozetleri biraz daha geniş yapsalar ya. Kafam büyük anam nasıl sığacak, ben nerede siren olayım? Şimdi düz bağırsam en fazla zombi filmi figüranı olurum. İyi ya böğürürken ânında patlatırlar kafamı. Ama duyarlar, aha bu haykırdı derler. Yok mu şöyle derince bir kap, bir kuyu, en az altı saniye reverb katsın çemkirmeme. Çöz beni lan çöz beni diye yalvarmayı bırak, sesin nereden geldiğini anlamadan kemirirdi o ipleri valla. Hangi Odysseus'siniz? Ben Tame Impala Odysseus çıkmadım, valla bak. Bizim kıyılara hiç vaporwave vurmadı. Pörsüdük anam bizden geçmiş. Belki bir ihtimal Beach House Odysseus olurdum. Balıktan gelir tekneyi çekerdim marinaya. Zaten gün yeni ağarmış önce sağlam bir uyku çekerdim. Sonra öğlen gibi kafayı çekerdim. Akşam ayılınca silah çeker şöyle İthaka'nın plajlarını kırk dokuz yıllığına kiralardım. Of tam bir proje adamıyım. Çok seviyorum lan plan yapmayı. Odise'nin ölümü hariç.

Ne kadar oluyor öleli? Bir ay. Eyvah eyvah, kaç yaşındaydı? İki. Hayvanınız mıydı? Kedim. Aa çok genç, ne oldu ki? Öldü. Bekliyor muydunuz? Neyi? Hasta mıydı? Yok. Kontrol ettirdiniz mi? Pardon? Bir hâlsizlik, bir tuhaflık var mıydı? Bilmem yoktu herhâlde. Tüh tüh. Keşke bir baktır—sizi var ya, hem koltuğumda oturuyorsunuz, hem koltuğunda oturuyorsunuz, kedi tuhaf ben de tuhafım sizi var ya bekleyin sümüğümüzde boğacağım. Bir saniye. Bu koku ne? Yanık. Allah'ım yangın bu. Ağğğğğğğ. Yangın. YAĞĞĞGINN. Oh be sirenim artık ben de. Hakiki siren. Öyle su altına benzemez buralar. Bugüne bugün biz de Trakyalıyız. Cayır cayır aga, nüfus üç yüz bin kafa bir milyon rakım susuz. Hava, toprak, ateş, insan siren, sinen insan değil. Sinik hiç değil en fazla kinik. Dik dik dik yanıyor lan içim yanıyor. Doldur havayı doldur ciğerlere ortalığa duman siniyor, çığlığım gürleye gürleye geliyor. YAĞĞĞĞĞGG-NAĞĞĞ-niii-NAĞĞĞ-nii. Eyvah siren. İti an çomağ—Polis geldi. Memur bey biz İthakalılar sülaleden kinciyiz, fırından taze çıktı dumanı tüter, satayım size? Valla en güzel yeri. Yok mu? Sizle aşık atılmaz doğrusu. Ay ne polisi, itfaiye mi, of bilemedim. Kapıyı arkamdan kilitlesem anlarlar mı? Adam öldürmeye teşebbüs derler mi? Ben suçsuzum hakim hanım Hegel tarafından azmettirildim, cezamı azıcık deliverin. Take this lunatic manslaughter out of my sight. Gidelim, kanundan kaçılmaz. Yok yok kilitleyemem. Bir şey olsa kapıyı tuttursam şöyle. Oh be oh, haydar. Ulen haydar. Koy koy cabuk sıkıştır kapının koluna. Nasıl olsa kül olcak tahta meret. Ay elim ayağıma dolandı, avuç içim tozlandı on yıldır kimse elini sürmemiş. Alkış. Gitti tozlar. Tozuturken bağırıyorum, duyarlar herhâlde. HEMEN YANGIN TÜPÜNÜ GETİRİYORUM TELAŞ YAPMAYIN. Hehehe. Vana vana, vanayı kapatmalıyım, neredeydi bu lanet şey? Tamam kapadım. Heh. Asayiş berkemal. Telaşlanmışlar bağırıyorlar. SUSUN LAN—Su-su-SULAR KESİLMİŞ AÇIP GELİYORUM SAKİN OLUN, lütfen, yanında bir de bisküvi vereyim alevlere banarsınız. Kolonya ister misiniz? Girişte şekerlemelerin yanında anahtar, al çabuk. Çabuk çabuk. Tozu dumana karıştırıyorum. Ay çıtır çıtır bu ne is, kokuya bak. Öf. Apartman ayaklanmış. Tüm zillere bastım. ÇIKIN ÇIKIN. GIDAK GIDAK. AHAHAHA. Çil yavrusu bunlar. Yine de çok şanslılar.

Koltuğuma otursaydılar var ya. Oh be temiz hava.

Koltuğum.

Bi' dakka.

Pardon pardon bakar mısınız, acaba peçetiniz var mı? Çok sağ olun. Hıkkk.

Evden çıkarken arkamdan kimse su atmadı. Hay Allah anahtarı niye aldım ki?

Yuvarladım yuvarladım yuvarladım. E peçete elimde kaldı.
Koltuk yok.
Koltuk.
Siz koltuğumuza oturan adamlarla bir olmadınız bana hiç buyurmadınız, siz var olun, yeni apartmanlar dikeriz beraber zahmet olacak değil ya. Kooperatiften gireriz. Bana da bir koltuk bir kedi tasarruf edersiniz, mutlu mesut yaşar gideriz. Ama her şeyden önce affınıza sığınıyorum –cebime sıkıştırmaya kıyamadım, üzerinde bir sürü anılarla çöpe de atamadım– bana yapılanı size yapıyorum. Hazır mısınız?

Buyrun becedeniz.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir İngiliz Halk Destanı: BeowulfOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. T. Yılmaz

21 Ekim 2025

Robert Redford: Bir Büyük Sinema Efsan..

Robert Redford Hollywood stüdyo sistemi içinde büyük yıldız statüsüne ulaşmış bir oyuncu; Oscar ödülü ve adaylığı kazanmış bir yönetmendi.Birkaç sene önce en sevdiğim filmler üzerine bir yazı üzerine çalıştığım sırada en sevdiğim a..

Devamı..

Evden Fabrikaya: Sanayi Devrimi Süresi..

Elinor Evans

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024