1 Haziran itibariyle Türkiye ‘Yeni Normal’ kararları çerçevesinde Mart ayı öncesine dönerek ofisler dahil pek çok alanı yeniden kullanıma açacak. Fakat yükselen kiralar nedeniyle gittikçe küçülen ofisteki milyonlarca çalışan için Covid-19 tehlikesi büyük bir tehdit olarak varlığını sürdürecek. Yarı zamanlı ve modern ofis konsepti konusunda çalışan HAN Spaces’in Kurucu Ortağı ve CEO’su Gizem Burteçin, ofis çalışanlarına ayrılan alanların zamanla küçüle küçüle son olarak 7 metrekareye kadar düştüğünü hatırlatarak, yeni normal kararları çerçevesinde milyonlarca ofis çalışanının ilk günler büyük tedirginlik yaşayacağının altını çizdi.
Yeni normal kararla ile beraber en çok üzerinde durulan konu 1.5 metrelik sosyal mesafenin nasıl korunacağı sorusu olurken, küçük ve merkezi havalandırma sistemine sahip ofislerde çalışmak zorunda olan milyonlarca beyaz yakalı, Covid-19 ile büyük bir savaşa girecek. Eski ofis anlayışının yerini daha çağdaş ve ihtiyaca göre ofis tasarımlarının alması gerektiğini belirten Gizem Burteçin, ofis çalışanlarının küçük alanlara mahkum edildiğini bunun da sorunlar oluşturacağını belirtti. Burteçin, Oggito’nun yeni normalde ofislerdeki çalışma düzeni hakkındaki sorularını şu şekilde yanıtladı.

Çalışma Alanlarımız Evrilmeli
– Ofise döndüğümüz ilk gün bizi neler bekliyor, çalışanlar nasıl standartlarda evden veya ofislerden çalışmalı?
Gizem Burteçin: “Ofislere dönüldüğü ilk günler çalışanlar tarafında biraz kaygı olabilir, bunu iş yeri sahipleri gerekli önlemleri alarak, güven yaratarak üstesinden gelebilirler. Bu dönemde teknolojik altyapıya sahip, giriş çıkışı güvenliği olan, sosyal mesafe korunabilen, açık hava alanları olan, havalandırması ve sterilizasyonu ile sağlıklı çalışma alanları öne çıkacak. İş yerlerinin buna göre evrilmesi gerekecek. Çalışanlar işlerine döndükleri ilk günler tüm bunları sorgulayacaklar. Yeni düzen yalnızca ofisin içini kapsamıyor. Yani masaları ve toplantı koltuklarını mesafelere göre ayırmak yeterli değil, bundan daha fazlasının yapılması gerekiyor. Ayrıca asansörlerde, yemekhanelerde, koridorlarda yeni düzenin nasıl uygulanacağı da henüz belirsiz konular arasında. Tüm bu konuların dışında çalışanların işyerlerine ulaşımları da ayrı bir konu olarak önem kazanacak. Çalışanlar kendi içgüdüleriyle toplu taşıma yerine kendi araçlarını kullanmayı tercih edecekler, bu da büyükşehirlerde daha yoğun trafikle birlikte daha büyük park yeri sorunu anlamına geliyor. Özellikle bu sebeple pandemi sonrasında çalışanların evlerine yakın çalışabilecekleri HUB ve uydu ofislerle birlikte Flex Space (Esnek ve Hazır Ofisler) için büyük bir dönüşüm başlayacağını öngörüyoruz. Bu konunun şehir içi trafiğini rahatlatmak ve çalışanların günde en az 2 hatta 3 saat kazanması için çok önemli bir husus olduğunu biliyoruz.”
Asansörden Otoparka Dönüşüm
Ofislerde var olan en büyük sorun çok yakın çalışma imkanıydı 1-5 metre sosyal mesafeyi nasıl sağlayabiliriz?
GB: “Yeni dönemde çalışma alanlarında köklü bir değişim yaşanması kaçınılmaz görünüyor. En önemli konuların başında fiziksel mesafe geliyor. Sosyal mesafe deniyor ama aslında fiziksel mesafeden bahsediyoruz. Fiziksel mesafe kuralını uygulamak demek, ofiste çok daha az insanı çok daha geniş bir alana yaymak demek. Eskiden kişi başına ortak ve sosyal alanlar dahil 10-15 metrekare alan düşerken son dönemde bu bir sıkışma ile 7 metrekareye kadar düşmüştü. Sosyal mesafe bu alanı yeniden arttıracak. Ayrıca yakın masalar ve koltuklar arasına panel ve seperasyonların, ofisin farklı noktalarına el dezenfektanı ve diğer hijyen ürünlerinin yerleştirilmesi, zemine yürüyüş rotası çizilmesi gibi farklı uygulamaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Bina genelinde giriş çıkış, otopark, asansör ve havalandırma son derece kritik hale geldi.”

Esnek Çalışma Alanı Gerekli
Her iş kolu yeniden kendi ofisine dönmeli mi? Ya da hangi iş kolları evden de çalışabilir? Twitter, Mynet gibi teknoloi şirketleri tamamen evden çalışmaya geçtiler.
GB: “Covid-19 sonrasındaki süreçte aslında üretim dışında tüm iş kollarının eğer teknik alt yapıları uygunsa esnek çalışma modeline geçebileceğini düşünüyoruz. Yaptığımız araştırmaya göre çalışanların yarısı ofise dönmek istiyor, yarısı da evden çalışmaya devam etmek. Uzun vadede evden çalışmak sürdürülebilir değil, cafelerde çalışmak da konfor ve konsantrasyon sağlamayacak, işveren sorumluluğu açısından da sakıncalı. Şirketlerin çalışanlarının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurularak ev rahatlığı sağlayan ama tüm teknik alt yapıya, teknolojiye sahip, konforlu, çalışma kültürü ve sosyallik sağlayan flex space dediğimiz alanlara yöneleceğini öngörüyoruz. Çünkü bazı şirketler değişim için gerekli maliyetlerin altına girmek istemeyecek veya nasıl değişip dönüşeceğini organize edemeyecek. “
Ofisler Otel Gibi Olacak
Kurucusu olduğunuz Han Spaces’tan bahsedebilir misiniz? Ofislere virus girmesinden sonra nasıl bir uygulamaya geçtiniz?
GB: Han Spaces yeni nesil bir iş hanı. HAN’da yüzyıllar öncesinden gelen iş hanı kültürümüzü teknoloji ve tasarımla buluşturuyor, doğaya saygılı ve mutlu mekanlar kurguluyor ve yönetiyoruz. Hedefimiz şirketlere ve bireylere ihtiyaç duydukları hizmetleri, keyif alacakları bir kültürü ve odaklanabilecekleri çalışma ortamını sunmak. Hayatımızın önemli bölümü çalışarak geçiyor ve bu zamanı hem değerli hem de verimli kılmak önemli. Çalışmayı verimli ve keyifli kılan, kurumlara uçtan uca hizmetler, esnek alan çözümleri ve deneyimler sunan bir gayrimenkul yönetimi ve Proptech ekosisteminden bahsediyoruz. HAN Spaces olarak kurumsal ofis, sanal ofis, coworking ve özel masa seçenekleri sunarken, HAN HQ çözümleri ve HAN Flex üyelik modeli ile şirketlerin kısa veya uzun dönemli ihtiyaçlarına yönelik çalışma alanları geliştiriyoruz.






