Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Nisan 2024

Edebiyat

Özseverlik ve Edebiyat, Edebiyatta Özsever Dokunuşlar

Gamze Haklı Geray

Paylaş

2

0


Yunan mitolojisinin Narkissos’uyla (Narcissus) yarışan bilinen özsever karakterlerden kendi sesine âşık yazarlara kadar narsisizm konusu anlatının ayrılmaz parçası haline gelmiştir. Kanadalı akademisyen, edebiyat eleştirmeni ve dil bilimci Linda Hutcheon, efsaneye gönderme yaparak, "Narsist Anlatı" (Narcissistic Narrative) terimini kullanır. Hutcheon, bu tür anlatıların aslında çağdaş toplumun özsever eğilimlerini yansıttığını, kültürel bir takıntıyı temsil ettiğini ifade eder.

Kendi yansımasına tutkun Narcissus'un hikâyesini bilmeyen yoktur. Narcissus ve Echo efsanesinin en ünlü versiyonunun yer aldığı Ovidius'un Metamorfozlar'ı “Yaptığım tasarım formların yeni bedenlere dönüştüğünden bahsetmemi gerektiriyor” cümlesiyle başlar. Hutcheon araştırmasında özsever anlatıların bilinçli şekilde kendini ifade etme özelliği taşıdığını öne sürer. Dolayısıyla apaçık formların dönüşümünden söz etmek mümkündür.

Başka bir akademisyen Rabeb Ben Hania ise narsisizmin kurgusal bir olgunluk aşaması, uyumu reddeden bir direniş biçimi ve samimiyet sanatı olarak ortaya çıktığını anlatır. Ben Hania’a göre böyle bir metin kendini koruma ve boyun eğmeye yönelik her türlü eğilimi reddettiği için dirençli, kurgusallığını gizlemeye yönelik iddialara karşı çıkması sebebiyle samimidir. Sözü geçen türde anlatma eylemine ilişkin gittikçe artan bir farkındalıkla kurguyla gerçeklik arasındaki sınırları bulandırır.

Hutcheon narsist metinlerin anlatı geleneğini sorgulama biçimini ve okurun metinle kurduğu eleştirel etkileşimi inceler. Üstkurmacanın yarattığı "paradoksu" keşfetmek için okurun tepkilerinden yararlanır. Umberto Eco gibi o da okurun aynı zamanda metnin yaratıcı ortağı olduğunu iddia eder. Analizini, ‘Fowles, Barth, Nabokov, Calvino, Borges gibi yazarların eserlerinden alıntılarla örneklendirir. Açık, bilinçli ve örtülü alegorilerden bahseder. Okumanın eyleme geçmek olduğunu anlatır. Eyleme geçmek yorumlamak ve yeniden yaratmaktır.

Özseverlik deyince kurmacadaki karakterlerin narsist özellikleriyle eğilimleri de akla gelebilir. Karakterler, dışardaki dünyanın onların ekseni çevresinde döndüğüne inanma ve sürekli takdir edilme gereksinimiyle ciddi bir empati eksikliği sergileyebilirler.

Sınırsız başarı, güç veya güzellikle ilgili parlak hayallerle meşgul olabilir, hedeflerine ulaşmak için diğerlerini farklı yöntemlerle sömürebilirler. Narsist karakter antagonist rolünde metinde gerilimi yaratabilir. Kurmacada narsisizm aynı zamanda kimlik, benlik imajı ve ilişkilerin doğasıyla ilgili temaları keşfetmek için kullanılabilir. Kurguyu ileriye taşıyan, hikâyede kırılma noktaları sunan unsurlar oluşturur.

Göz alıcı partiler veren Fitzgerald'ın Gatsby karakteri tam bir özseverdir örneğin. Viktorya dönemi edebiyatının en ünlü narsistlerinden Wilde’ın Dorian Gray’ini de unutmamak gerekli. Ancak özseverlik sadece karakterlerle, iyi ve kötü kahramanlarla açıklanabilir mi? Yazar da kendini eserine gizlice eklemez mi? Macit Balık makalesinde Tevfik Fikret’in “Sühâ ve Pervîn” şiirindeki narsist yansımalardan bahseder. Metni psikanalitik edebiyat eleştirisi doğrultusunda ve hatta Tevfik Fikret’in kişiliği bağlamında inceler.

Burcu Yılmaz Cebin ve Feyza Nur Karakelle, 2022’de kaleme aldıkları ortak makalede Sevgi Soysal’ın “Yenişehir’de Bir Öğle Vakti” romanında yer alan kişilerin sergiledikleri narsist eğilimleri ortaya koyarlar. Bu kahramanlar görgüsüzlükleri ve büyüklenmeci tavırlarıyla dikkat çeker, sınıf atlamak için her türlü yolu denerler. Statü kazanmak ve kendilerinden daha aşağıda gördükleri insanlar üzerinde üstünlük kurmak önemlidir. Recaizâde Mahmut Ekrem’ın Bihruz Bey’i de bir özsever değil midir?

Kuvvetli bir onaylanmayla alkış arzusu bireyleri okul müsameresinde öne geçmeye çalışan çocuklara dönüştürebilir. Ne de olsa içimizdeki çocuğu sevmek, ona iyi davranmak gereklidir. Kişisel gelişim öğretileri de önceliklendirir bunu. Herkes kendi sesinin yankısını duymaya bayılır. Dale Carnegie kişinin isminin her dildeki en tatlı, en önemli ses olduğunu söylemiş. Ancak belki de esas konu edebiyatın topluma tuttuğu aynanın arkasında gizlenir. Ruh hâlinin havuzunda kendi yansımasını izleyen özsever midir?

Öte yandan narsisizmi iç gözlem ve kendini keşfetme aracı olarak kullanan yazar farkında olmadan yazdığı metne de iyilik yapar. Duygu ve düşünceleri için onay ararken kendini eleştirenleri göz ardı edebilir.

Ekran başındaki huzursuz yazar evreni kendi zihninde yeniden biçimlendirirken özseverlikle yaratıcılık arasındaki oyuna bilerek ya da bilmeden katılır.

Belki dünyanın onca gürültüsü arasında tek duyulmaya değer sesin kendi sesi olduğuna sonuna dek inanır. Tanınma arzusuyla kırılganlık korkusu arasındaki gerilimle mücadele eden incelikli karmaşık karakterler yaratmayı başarır.

Kaynaklar

Hutcheon, Linda. “Narcissistic Narrative: The Metafictional Paradox”. Wilfrid Laurier University Press; With a New Preface edition, 2013

Ben Hania Rabeb. “Narcissistic Narrative: the narrative and its diegetic and linguistic mask”. International Journal of Humanities and Cultural Studies (IJHCS)

Balık, Macit. “Sühâ ve Pervîn’de Narsist Kimliğin Görünümleri”. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 11, Nisan 2015, s. 160-175 Tevfik Fikret Özel Sayısı

Cebin, Burcu Yılmaz ve Karakelle, Feyza Nur. “Sevgi Soysal’ın Yenişehir’de Bir Öğle Vakti Romanında Narsistik Eğilimler”. Journal of Abant Social Sciences 2022, 22(3): 1237-1250, doi: 10.11616/asbi.1150907

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

William Faulkner ve Sosyal Bilinç | Da..Dayton Kohler
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

P. P. –. A. Baverstock

11 Ocak 2026

Daha Fazla Okumak mı İstiyorsunuz?

Okumak zorunda olduğunuzu düşündüğünüz kitapları değil, ilginizi çeken kitapları seçin.  Daha Fazla Okumak mı İstiyorsunuz?  Okumanın insan yaşamına olan olumlu etkisi bilinen bir gerçek. İlk akla gelenlerse sağladığı kültürel zenginleşme, mutluluk ve tatmin hissi, ..

Devamı..

İzmir’de Kalınacak Yer Seçimini Etkile..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024