Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

15 Aralık 2021

Sanat

Sanat Tarihi Boyunca Leda ve Kuğu

Oggito

Paylaş

1

0


Şaşkın, kararsız parmaklarla kurtarabilir mi / Açılmış bacaklarını tüylü debdebeden? / Ve nasıl duymayabilir çarpan tuhaf kalbi, / Kalıp da bembeyaz hücumun içinde beden? – W. B. Yeats

Leda’nın hikâyesi şimdiye dek sanatçıların eserlerinde en çok konu edindiği hikâyelerden biri. Yunan mitolojisinden türetilen hikâye, Greko-Romen sanatında ve antik eserlerde karşımıza çıkıyor, ayrıca Rönesans döneminde erotik sanatta sık kullanılan bir motifti ve çağdaş sanatçıların da eserlerinde hayat verdiği bir hikâye olmayı sürdürüyor. Bu konu, yüzyıllardır hem sanatçıların hem de sanatseverlerin ilgisini nasıl çekti?

Efsaneye göre Sparta Kraliçesi ve Kral Tyndareus'un karısı Leda, Zeus'un en büyük aşklarından biriydi. Zeus bir kuğuya dönüşerek Leda nehir kenarında yıkanırken yanına gitti ve onu baştan çıkardı. Bu hikâyenin farklı versiyonları olsa da çoğu Leda’nın günün ilerleyen saatlerinde kocasıyla birlikte olduğunu, böylece iki ikizler doğurduğunu söylüyor: Zeus’un çocukları (Truvalı) Helen ile Polydeuces ve Tyndareus'un çocukları Castor ile Clytemnestra.

Leda ile tanrı âşığının ilk tasvirleri heykel sanatında karşımıza çıkıyor, aralarından en ünlüsü Yunan heykeltıraş Timotheus’a ait. Yine de bu tema asıl Orta Çağ ve Rönesans’ta ün kazandı. Asıl soru niçin özellikle bu zamanlarda popüler olduğu. Bu dönemde Kilise, yaratılmakta olan sanat üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahipti. Bu nedenle sanatta başlıca İncil’deki hikâyeler ve insanlar tasvir ediliyordu.

Bununla birlikte Rönesans, hümanizmin bilim ve felsefede büyük ilerlemelerle birlikte ortaya çıkmaya başladığı bir aydınlanma çağıydı. Sanatçılar eserlerinde daha derin temalar işlemek istiyordu, cinsellik de bunlardan biriydi. Kilisenin etkisi nedeniyle insan cinselliği açıkça tasvir edilemiyordu. Sonuç olarak Leda'nın bir erkekle değil bir kuğuyla birleşmesi, dinî figürleri kızdırmadan insan cinselliğini tasvir etmek için başvurulan yollardan biri hâline geldi. Bir hayvan ile kadının birlikte olması, çağdaş toplum için büyük bir sorun olarak görülebilir ama o zamanlar İtalya’da Leda'nın kuğu sevgilisi tarafından baştan çıkarılması daha kabul edilebilir bir konuydu. Bunun sayesinde Leonardo da Vinci ve Michelangelo gibi önde gelen sanatçıların muazzam işleri ortaya çıktı. Bartholomaeus Spranger'ın atölyesinden sahnenin bir versiyonu şu anda M.S. Rau’nun koleksiyonunda yer almaktadır ve ikinci formun bir örneğidir: 16. yüzyılın sonlarına ait olan bu eser, Leda'yı şehvetli ve çıplak hâlde tasvir eder, arka plandaki kuğu Zeus figürün üzerinde süzülür. Çocukları Helen ve Polydeuces annelerinin etrafını sarar, yumurtadan yeni çıkmış gibi resmedilmişlerdir.

Leda’nın hikâyesi Rönesans’tan sonra popülerliğini yitirse de 19. yüzyılın akademik sanatçıları arasında yeniden ün kazandı. Neoklasik tarzda resim yapan bu sanatçılar, ilham almak için antik çağa ve Rönesans'a yöneldiler ve doğal olarak Leda ile kuğu teması bir kez daha eserlerde konu edilmeye başlandı. Oryantalist ressam Jean-Léon Gérôme'un özellikle güzel bir örneği de M.S. Rau'nun koleksiyonunda bulunuyor. Leda’nın hikâyesi şehvetin hikâyesi olmasına karşın Gérôme'un resminde şehvet ikinci planda kalır. Gerçekten de bu döneme ait eserlerin çoğu, herhangi bir içsel şehvetin keşfinden ziyade, figürün biçimine ve zarafetine odaklanır. Gérôme'unki gibi Leda’nın zarafetine odaklanan eserler, mitolojik masalın en güzel örnekleri arasında yer alır.

Çağdaş sanatçıların bu temayı terk ettikleri düşünülebilir ancak durum hiç de öyle değil. Viyana'dan Amerika'ya, Japonya'dan Hindistan'a kadar sanatçılar tarafından hâlâ işlenen bir tema. Leda'nın masalı, doğuşundan yüzyıllar sonra bile insanları büyülemeye devam ediyor.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Artfix Daily)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sarı Bir Şehir: MardinGökçe Bilgin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

18 Haziran 2025

Tsunami Kız: Dalgaların Arasında Umut ..

Tsunami Kız, Japonya kültürünü, Şinto’yu, mangayı merak edenler için bir hazine.Bazı kitaplar var, okurken sadece sayfaları çevirmiyorsun; sanki bir felaketin gölgesinde umut arayan insanların sesini duyuyorsun. Yuzu Kitap’tan çıkan Tsunami Kız’ı okurken, ..

Devamı..

Küçük Bir Öykü Bu, Zambra’nın Başından..

Mehveş Bingöllü

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024