Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Ekim 2021

Öykü

taksi

Tan Doğan

Paylaş

1

0


“cumhuriyet caddesine.” ‘tamam.’ “klimayı açsanız da serinlesek!” ‘dışarıdan geldiniz ya, ondandır.’ “pinti misiniz siz?!” ‘sonra üşüdüm demeyin!’ “üşürsem üşüdüm derim, ne var bunda?!” ‘tamam, tamam.. açtım.’ “hem ne dikizleyip duruyorsunuz aynadan beni?!” ‘susamyağı pek zor çıkıyor.’ “yâni?” ‘ya yemeyin ya da ısırın paspasa doğru.’ “buyurmaz mısın bir parça?” ‘o işi bu saate bırakmadım hiç.’ “yoldan geldik.. n’apsaydık?!” ‘yolculukta yeseydiniz ya!’ “uçakta serbest, takside yasak!” ‘orda simit yiyen mi var?!’ “burda da olmayacak gibi!” ‘size yemeyin diyen mi var’ “yiyin ama ağzınız paspasta olsun!” ‘paspasa doğru dedim.’ “iki lokma yiyeceğim, burnumdan geldi!” ‘siz bilirsiniz, pek ama zahmetli iş.’ “simit yemek mi?!” ‘döşemeyi temizletmek.’ “onu da yaptırın bâri!” ‘pek alıngansınız hanımefendi!’ “alıngan falan değilim.. açım.” ‘yiğin, yiğin…’ “ama paspasa doğru!” ‘susamları dökmeden döşemeye.’ “n’olurmuş dökülsürse? temizlersiniz.” ‘o kadar kolay değil o işler!’ “bir elektrikli süpürgeye bakar.. beş dakka.” ‘bir hafta yevmiyesiz kalın da görün!’ “o da nerden çıktı şimdi?!” ‘çıkmıyor öyle süpürgeyle-müpürgeyle yağ.’ “oto temizlemecisine verseydiniz ya!” ‘öyle yaptım zâten.’ “oldu-bitti!” ‘sizin gibiler yüzünden battı taka!’ “millet esâs duruşta yolculuk yapsın bâri.” ‘abartıyorsunuz siz!” “asıl sizsiniz abartan.. bir ısırık bile alamadım!” ‘eğilin yiğin.’ “aman beyimizin döşemesi üç-beş susam olmasın!” ‘bir susam yumağı olmuş, bir börtü böcek dolmuş ki...’ “hayvanlar âlemi nerdeyse koltuk!” ‘dalganızı geçin.. gerçek.’ “neymiş yalan olmayan?!” ‘oto yıkamada tam bir hafta kaldı araç.’ “hele susamların mârifetine bakın!” ‘leş kokusundan uyandım.’ “simit yiyen müşteri susamı koklar!” ‘kimsenin leşten haberi yok yâni?’ “asıl arka koltuk çıkınca, eyvâh!” ‘hayvan mezarlığı falan!’ “gibi…’ “böcek fosili cenneti!” ‘size şaka geliyor, ama öyle.’ “kazınır çıkar.” ‘bir hafta ilaçlı suda kaldı taka!’ “mis gibi olmuştur.” ‘çoluk-çocuk bir hafta aç!’ “hiç mi yoktu zulanızda üç-beş kuruş.” ‘günübirlik yaşıyoruz biz.’ “e taksiniz var!” ‘araç benim değil.’ “patronunuzdan borç alsaydınız ya!” ‘maaşallah anlıyorsunuz bu işten!’ “nerdeeee…” ‘sizin yerindedir tıkırınız…’ “herkes kendi işine baksın.” ‘ben mâğdurum siz alıngan!’ “borç alın deyince kim alındı?!” ‘kemiksiz para ister her gün patron.’ “taskebapçı mı ne!” ‘masrafları da size ödetir.’ “benzin, yağ falan gibi mi?” ‘temizlik, tâmîrât, ilâçlama dâhil.’ “patron, tam patron ha?” ‘taksici arkadaşlar yardım etmese…’ “çoluk-çocuk öldü!” ‘dalgasındasınız hâlâ işin.’ “yıllardır çalışıyorsunuzdur.. şaşırdım elbet!” ‘bu iş bildiğiniz gibi değil.’ “ev-bark tamam diye düşünmüştüm.” ‘yok öyle bi şey!’ “üç-beş de atmışsınızdır bir kenara…” ‘günübirlik dedim ya, işte öyle.’ “ya eşiniz?” ‘pencereden düştüğünden beri engelli.’ “kaçıncı katta ki eviniz?!” ‘temizliğe gittiği evden…’ “kaç çocuk var?” ‘beş.’ “çalışan yok mu içlerinden?” ‘beşi de küçük.’ “iş başa düşmüş desenize.” ‘başıma bir de böyle bir iş çıktı.’ “tamam, tamam.. simidi poşetine koydum.” ‘aman, aç kalmayın, yiyin ama…’ “paspasa!” ‘e anlattım ya hanımefendi!’ “bilseydim açma alırdım.” ‘onda da az susam yok.’ “üzüm yemek değil derdiniz!” ‘bu saatten sonra bağcı mı olsam?!’ “hani siz de az dalgacı mahmut değilsiniz!” ‘sizin kadar olmasa da…’ “geçti o kötü günler ama değil mi?” ‘âh! bir de bana sorun nasıl geçti…’ “eliniz-ayağınız tutuyor ya!” ‘çok şükür ama bir daha borç-morç alamam kimseden.’ “ne güzel işte, sâhip çıkanlarınız var.” ‘hiçbir şey karşılıksız değil.’ “ne demek istediniz şimdi?” ‘geri ödeyene dek canım çıktı.’ “bir haftalık rızkı ödemek bu kadar mı zor?!” ‘ilâçlama da var, bir de patrona borç.’ “patron, her işte patron.. bilesin.” ‘siz ne iş yapıyordunuz hanımefendi.’ “buyurun paranızı.. sağda ineyim…” ‘kızdırdım mı yoksa sizi?’ “cumhuriyet caddesine geldik ya!” ‘durakta çay-simit ısmarlasaydım.’ “susam denince susacağım artık!” ‘açma söylerdim o vakit size.’ “aman.. onun da susamı az değilmiş ya!” ‘denk düşersek, o vakit taksi bedâva.’ “neyse.. patronu kızdırmayayım.. koşturmam lâzım…” ‘daha kahvaltı bile yapmadınız!’ “iş-güç aslâ beklemez…” ‘sizin patron benimkinden fenâ gibi?!’ “bu yenisi.” ‘eskisine n’oldu ki?’ “onu temizledim, döndüm anlayacağın.” ‘amanın.. kirli işler!’ “ne akıllı şeysin sen böyle!” ‘sizden korkulur!’ “mâdem merâklısın, sür de gör gününü.” ‘nereye hanımefendi?’ “tırstın mı yoksa?” ‘yo yok.. biz neler gördük, neler…’ “koruluğun oradaki çay bahçesine çek.” ‘ya işiniz.. ya yeni patron.’ “onun da vakti irişti.” ‘yâni?’ “cezâyı keseceğim zirzopun.” ‘yâni?’ “hesâbı göreceğim.. anlasana!” ‘sizden hesâp-mesap istemem ben.’ “seni şakacı seniii…” ‘bedâva size her şey.’ “bak orada simidimi yiyebilirim di mi?!” ‘aman arabada yemeyin de.’ “ne korkusuz şeysin sen!” ‘mâlum, susamyağı başka.’ “gündüz gözü kâtil edersin insanı!” ‘arka koltuktan hücûmmm…’ “çoluk-çocuk nasıl katlanıyor sana?!” ‘neyim var ki.. ne güzel adamım.’ “şu susam takıntın delirtti beni!” ‘kesici bi alet yok di mi çantanızda?’ “sâyende poşette bayatlayan simit var!” ‘geldik işte koruluğa.. yersiniz.’ “sana da yedireceğim yarısını.” ‘sizi bırakıp gitsem mi ne?’ “hani neler gömüştün süpermen!” ‘yok, rahatsız etmemek için sizi.’ “yusufladım demiyorsun da!” ‘tamam öyleyse, çay-simit.’ “şuraya yanaş istersen.. şu masa hoş.” ‘hafta içi bu saatte her yer boş zâten.’ “tüm masraflar benden.. ona göre.” ‘çayı bâri ben ısmarlasaydım.’ “şu ân burda olman bile benim için lüks.” ‘aman efendim, ne yaptım ki?!’ “zamanını veriyorsun ya!” ‘e tüm masraflar sizden ya.’ “tuhâf bir komikliğin var.” ‘çift diplomalıyım ben.’ “komikliğe devam mı?” ‘hem edebiyat hem konservatuar mezûnuyum.’ “sakın deme tiyatro bölümünden!” ‘sahne sanatları ve tiyatro.’ “e taksicilik ne iş?” ‘işsizlikten.’ “profesör gibi adamsın vesselâm.” ‘okulda kal dedi hocalarım, yüksek lisans yap.’ “kalsaydın ya işte!” ‘babam densiz, anam hasta, beş kardeş, en büyüyü ben.’ “derken çoluk-çocuk!” ‘erken evlendirildim bir de!’ “senin derdin de az değilmiş hani!” ‘hayatım roman ama sizin kadar değildir.’ “yok, sen de fenâ sayılmazmışsın!” ‘lâf bana nasıl geldi? hiç anlayamadım!’ “komikliğinden…” ‘gençken altına işettirirdim herkesi.’ “dedim, komik adamsın vesselâm.” ‘sırf bu hünerimle kaç kız tavladım.’ “sonra gel de erkencecik evlendiril!” ‘âh hanımefendi, maalesef.. yaram derin!’ “çoluk-çocuk derdi falan…” ‘ana-baba, kardeşler de var…’ “hâlâ mı eline bakıyor onlar da?!” ‘hiç sormayın.. hepsi bir başka dert.’ “efkâr bastı.. kopart ucundan.” ‘tokum ama…’ “çayını da soğutma kaptan.” ‘sizden aslâ kâtil-matil olmaz.’ “hem de kaçıncı...” ‘eski patrondan başka?’ “daha kaç eski var…” ‘iki?’ “tam bir düzine.” ‘on iki!’ “biri de adam çıksın.” ‘hepsi mi kötüydü?’ “mikroptu hepsi.” ‘hep mi kovuldunuz işten?!’ “tehdîtler, tâcizler.. kovulmak en son.” ‘kadın olmak her yerde ne zor!’ “sen nerden bileceksin ki?” ‘kız kardeşimden.’ “o da mı?..” ‘pezevengin tekiydi patronu.’ “amaaan!” ‘hikâye uzun.. vurdum.’ “öldü mü?” ‘sakat kaldı deyyus.’ “yaşıyor yâni?!” ‘zengin piçi yurt dışına kaçmış.’ “sana n’oldu?” ‘yattık-çıktık.’ “ya kardeşin?” ‘onu da everdiler köyden.’ “pişmiş tavuğun…” ‘nerden geldik buraya abla!’ “havaalanından birâderim.” ‘abla dedim diye…’ “e ablan sayılırım artık.” ‘sizin leşler…’ “vurkaçcıyım ben.” ‘bi beş atalım mı?’ “kafan güzel mi senin?!” ‘hani vakit erken..  hem kafa dağıtırız…’ “birer çay daha söyle..  içer kalkarız.” ‘olur.. kahve de içeriz di mi?’ “allah bilir fal da bakıyorsundur sen?” ‘yok abla, falamız falanmış baksana.’ “çaycı kızar mı masayı susam yaptık diye?” ‘onu bilmem de, patronu ne der?!’ “on üçe bağlarım leşi, olur biter.”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Hırvatistan, dünyanın ilk ücretsiz oku..Metin Rudar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Uğur Ugan

17 Nisan 2026

Dinçer Güçyeter: "İnsan, geçmişinden n..

Misafir işçi olarak Almanya’ya giden anne-babasının sessiz kalmış hikâyesini, üç kuşağa yayılan bir göç anlatısı olarak romana dönüştüren Dinçer Güçyeter ile Türkçe çevirisiyle “yuvaya” dönen “Almanya Masalımız..

Devamı..

Emperyalist Savaşlara Kitlesel Direniş..

M. A. Karlin

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024