ABD’nin yeni eğitim standartları
21 Ocak 2014 Ne Haber Hayat Eğitim

ABD’nin yeni eğitim standartları


Twitter'da Paylaş
0

Yayıncıların en büyük gelir kaynaklarından biri de müfredat kitaplarıdır. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin bir kitabın okuma listelerinde olup olmaması satışları etkiler. Örneğin ABD’de, Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek adlı yapıtı müfredatta olduğu için her yıl belirli miktarda satılırken, başka kitaplar –özellikle de yeni kitaplar– bu kadar şanslı olamayabilir. Elbette bu kitapların fiyatları ve nasıl temin edileceği (yoksul okullara hükümet ya da belediyeler tarafından temin edilmeleri) hiç bitmeyen bir tartışma konusu. CCC’den (Copyright Clearance Center) Roy Kaufman, ABD hükümetinin 2014 planlarından, Obama’nın “Common Core” eğitim projesinden söz ettiği bir araştırma yayımladı. 2001’de yürürlüğe giren No Child Left Behind (Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın) uygulamasının ülke genelinde eğitime ne kadar büyük katkısı olduğunu gözler önüne seren çalışma, yeni projenin etkisinin daha da büyük olacağını savunuyor. 2001’de yoksul bölgelerdeki okulların da ülke geneliyle eşit şansa kavuşması için sistem değiştirilmiş, yeni test düzenlemeleri getirilmişti. Müfredatta da düzenlemelere gidilmiş, eyaletler arasındaki farklılıklar olabildiğince ortadan kaldırılmıştı. Kısa aralıklarla yapılan testlerle öğrencilerin gelişim seviyesinin daha düzenli gözlemlenebileceği, sorunlu bölgelerin daha çabuk tespit edileceği düşünülmüştü. Tek test yerine çok test, sorunların tespitinde gerçekten de başarılı oldu ama çözüm üretmekte yetersiz kaldı. 2014’te yürürlüğe girecek olan Common Core Standards (Eğitim Standartları) projesi ise öğrencilerin “öğrenme biçimleri”ni değiştirmeyi amaçlıyor. İşe öğrenciler yerine öğretmenleri eğiterek başlamak gerektiğini savunan bu yeni yaklaşımın hedefi çocuklara sınav kazandırmak değil, gerçekten eğitilmelerini sağlamak, analitik düşünme becerileri geliştirmek, “üniversiteye girmekte değil, gerçek hayatta kullanabilecekleri” bilgiler sunmak. CCS eğitimin içeriğine karışmıyor. Yeni öneriler getirse de 2001’deki uygulamanın aksine tek tek kimin kime ne okutması gerektiğini söylemiyor, nasıl okutması gerektiğine odaklanıyor. Ne var ki bu “nasıl” tanımı, özünde müfredatı etkileyen türden, çünkü bilgi veren kitapları seçin demek estetiği –edebiyatı– ikinci plana itmek anlamına geliyor. Matematik ve fizik bizi ilgilendirmiyor ama yeni sistemin edebiyat dersine getirdiği yenilikleri şöyle bir gözden geçirmekte fayda var. Öncelikle artık edebiyat klasikleri ön planda değil, “bilgi içeren metinler”, yani kurgu olmayan yapıtlar ağırlıkta olacak. Edebi eserler işlenirken de içerdikleri olaylar ve tarihle birlikte ele alınacaklar. Örneğin Fitzgerald’ın Muhteşem Gatsby adlı yapıtı okunurken 1920’lerin cazı öğrencilere dinletilecek ve ABD’deki yasaklar dönemiyle ilgili tarihi metinler okutulacak. Alkolizme bile değinilecek. Romanın geçtiği dönemde gazetelerde yayımlanan makalelerle öğrencinin kafasında dönemin koşullarının şekillenmesi sağlanacak. Programı hazırlayanlar öğrencilerin gerçekten okuyacakları kitaplar seçmeye özen göstermiş. Bundan sonra testlerde de uydurma metinler değil, orijinal eserlerden bölümler kullanılacak, örneğin tamlamalar işlenirken test için uydurulmuş örnekler değil, gerçek kitaplardan cümleler seçilecek. (“Yapay içeriğin temizlenmesi” deniyor buna.) 2014 yılı, araştırma türü kitap yayımlayan Amerikalı yayıncıları mutlu edecek gibi. Edebi eser yayımlayanlarsa bu eserlerle ilişkilendirebildikleri tarihi ya da bilimsel data doğrultusunda sisteme dahil olacaklar (Kaufman’ın değerlendirmesi). Üniversite ve üstüne hitap eden yapıtlar yayımlayanlar öne çıkarken, “daha düşük” seviyedeki kitapları basanlar okulların alım listelerine giremeyecek. (“Düşük”ten kasıt, örneğin kalın romanların özetlerini yayımlayan ve bir dönem bazı okullarca “ucuz çözüm” olarak görülen yayınevleri.) Bence en önemli unsursa şu: Common Core Standards dahilinde öğretmenler de belli bir seviyenin üstüne çekilecek; öğrenciler gibi düzenli olarak sınanacak. (“Eğitmenleri geliştirmezseniz eğitimi düzeltemezsiniz” sloganıyla yola çıkan proje çok can yakacak gibi.) Ders kitaplarında kullanılan bütün orijinal metinler için telif ödenecek. Ayrıca CCC gibi oluşumlar aracılığıyla yayınevleri kitaplarını birlikte sunabilecek, yani bir edebiyat eserine tarih kitabının eşlik etmesi onu sistem için daha “avantajlı” kılacaksa ortak telif anlaşmaları yoluna gidilecek.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR