Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Kasım 2020

Kitap

Aşk Romanlarındaki Değişimin Öncüsü: Jojo Moyes

Özlem Kömürcü

Paylaş

0

0


Çağdaş romantik yazına damgasını vurmuş olan Moyes tarihi kurguda da ustalık gösteriyor.

Bundan on sekiz yıl önce, ilk romanı Sheltering Rain İngiltere’de yayımlandığında, yazar Jojo Moyes, sadece birkaç yıl içinde dünyanın en çok okunan yazarları arasında yer alacağını bilmiyordu. Çünkü aşk ve sorumlulukların gerçekleriyle yüzleşen, farklı kuşaklardan üç kadını anlatan bu roman pek ilgi görmemişti.

Sheltering Rain’den tam bir yıl sonra yayımlanan ve 1950’lerde, Londra’da geçen, arka planına tarihi alan bir aşk öyküsünü anlattığı ikinci romanı Yasak Meyve ile özellikle aşk romanı okurlarının dikkatini çeken Moyes, romanları art arda yayımlanırken okur kitlesini de giderek genişletiyordu. The Peacock Emporium, Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz, Silver Bay, Night Music, The Horse Dancer ve Sevgilinden Son Mektup adlı romanlarıyla aşk romanlarının çağdaş İngiliz edebiyatındaki yeni temsilcisine dönüştü.

2012 yılında, hayat dolu bir genç kadın ile hayattaki tüm umutlarını tüketmiş bir adamın karşılaşmalarıyla başlayan duygu dolu bir öyküyü merkezine alan Senden Önce Ben raflarda yerini aldı. 2016 yılında sinemaya uyarlanan bu roman, yazarın tüm dünyada tanınmasını ve neredeyse aylarca tüm çok satanlar listelerinin zirvelerini zorlamasını sağladı.

Bu romanın ardından sırasıyla Paris’te Balayı, Ardında Bıraktığın Kadın, Bir Artı Bir, Senden Sonra Ben, Tek Kişilik Paris Seyahati ve Sonsuza Dek Sen’i kaleme alan yazar, anlattığı hikâyelerin tarihsel, bilgisel ve psikolojik arka planlarıyla, aşk romanlarındaki değişimin öncüsü olarak adım adım ilerliyor. Evet, aşk romanları yazıyor; ve evet, bunu yaparken ufuk açıcı bilgiler, bakış açıları ve kurgu modelleriyle romanlarını “sıradan”dan “sıradışı”na taşımayı maharetle beceriyor.

Bu anlamda yazarın kariyerinde önemli bir kavşağı temsil eden yeni romanı O Yıldızın Altında okur karşısında. Moyes’in adeta, “Aslolan özgürlük ve kız kardeşlik; sonra aşk!” dediği bu yeni roman, birçok açıdan okunmayı hak ediyor.

jojo moyesBu kez hikâye gerçeklere dayanıyor

Şimdiye dek yazdığı romanlarda dost sohbetlerinden ya da bir gazete kupüründen ilham almışlığı olsa da, kurgusal metinler kaleme almıştı Moyes. Ancak O Yıldızın Altında, 1930’ların Amerikan Buhranı günlerinde, Kentucky’de yaşanan gerçek bir hikâyeyi anlatıyor.

Büyük Buhran, milyonlarca Amerikalıyı zor durumda bıraktı. Her yerde bütçeler kısıldı ve işsizlik tüm ülkeyi sardı. Kütüphaneler ve kitapseverler de buhrandan payına düşeni aldı. Mayıs 1936'da gerçekleştirilen Amerikan Kütüphaneleri Derneği konsey toplantısında, Amerikalıların üçte birinin halk kütüphanesi erişimine sahip olmadığı tahmin ediliyordu. Dönemin First Lady’si Eleanor Roosevelt, tam bu sırada Gezici Kütüphane (Pack Horse Librarians) kampanyasını başlattı. 1935 ile 1943 yılları arasında yürütülen programda at sırtındaki kadınlar, Kentucky’nin en izole bölgelerinde yaşayan insanları kitaplarla buluşturmak için yıllarını yollarda geçirdi. Büyük başarıya ulaşan bu programın altı yıl içinde yaklaşık yüz bin kişiyi kitaplarla buluşturduğu biliniyor.

Merkezde kadınlar ve özgürlük mücadeleleri var

O Yıldızın Altında’nın ana karakteri Alice Wright. İngiltere’de sevgisiz ve renksiz bir hayat sürerken yakışıklı Amerikalı Bennett Van Cleve’in karşısına çıkmasıyla, kahramanımız özlemini çektiği sevgiyi ve mutluluğu bulduğunu düşünüyor. Bennett’la birlikte, hayalini kurduğu her şeye kavuşacağını sandığı Amerika’ya gidiyor ancak burada hiçbir şey hayal ettiği gibi olmuyor. Kasabanın altın çocuğu olan kocası evliliklerinde aynı parıltıları saçmazken, çiftimizle birlikte yaşayan kayınpeder, Alice’e baskıdan ve öfkeden başka bir şey sunmuyor.

Derken Alice’in karşısına, nefessiz kaldığı bu dört duvardan kurtulabileceği bir fırsat çıkıyor: Atlı Kütüphaneciler Grubu.

Kocasının ve kayınpederinin itirazları ve baskılarına rağmen, daha onlar ne olduğunu anlamadan, grubun cesur lideri Margery O’Hare'ın ardından dağlara doğru ilerliyor Alice. Etkileyici serüven de böylece başlıyor. Ailesinin despotluklarını ve cinsiyetçi baskılarını sarsmaya çalışan Margery, feminizm ve özgürlüğün çekici bir karışımıyla kendini kuşatıyor. O hem Alice hem de şehrin ücra köşelerinde kitap ulaştırmak için yollara düştükleri dağ ailelerinin ihtiyaç duydukları değişimin adeta mihenk taşı oluyor. Alice ve Margery, kardeşi madenlerde yaralanan Afro-Amerikan bir kadın olan Sophia’nın yanı sıra Beth, Izzy ve Kathleen’le birlikte ülke tarihine geçecek ve “kız kardeşlik” bağlarıyla birbirlerine güç vererek kadın özgürlük mücadelesinde yerini alacak bir hikâyeyi yaşıyorlar.

Kahramanlarımızın kitaplarla okuryazarlığı ve bilgiyi geliştirme çabaları sürekli bir direnişle karşılanıyor. Grup, özellikle de Margery’nin kitap kopyalarıyla birlikte sendika yanlısı bir mesaj yaydıklarından emin olan yaşlı Van Cleve tarafından sorgulanıyor. Söylentiler giderek artıyor. Bu İngiliz kadınının gerçek bir komünist olduğu ve kitap tuttuğu elinin görünmeyen yerlerinde erkeksi kılların uzamaya başladığı fısıltıları giderek yükseliyor. Ancak bu cesur kadınlar, yaydıkları öğrenme kıvılcımlarının, doğru yönlendirilirse kasabayı ateşe vermek yerine bir bilinç ateşi oluşturacağına dair inançlarıyla mücadeleye girişiyorlar.

Cinsiyetçilik, ırkçılık ve yoksulluk, kadınların gözünden anlatılıyor

Romanın en güçlü yanlarından biri, farklı kişilikleri ve geçmişleri olan bu kadınların sevgiyi, kimliklerini ve özgürlüklerini keşfetme serüveninde birbirlerine yardım etmeleri, giderek daha cesur hale gelmeleri ve zorlukların üstesinden birlikte gelmeleri denebilir. Her biri diğerinden oldukça farklı kişiliklere sahip olan beş kadın karakterin birbirlerini korumak ve toplumlarına hizmet etmek için bir araya gelme biçimleri oldukça ilham verici.

O Yıldızın Altında, Moyes’in kurgu, atmosfer ve üslupta yarattığı güçlü dil eşliğinde kadın düşmanlığı, ırkçılık ve yoksulluk başta olmak üzere günümüzle de alakalı olan temaları yoğun bir şekilde irdeliyor. Tarihi kurguda inandırıcı bir dünya yaratmada oldukça başarılı bir iş çıkaran yazar, cinayetlerin, silahların ve kaçak içkilerin olduğu bir dünyada pasif değil aktif, korkak değil inadına cesur kadınların bakışından bir hikâye anlatarak, erkek bakışıyla kaleme alınan türde büyük bir eksiği de başarıyla kapatıyor.

Şimdiye kadar kadınların ve aşkın başrolde olduğu romanlar kaleme alan Jojo Moyes, bu kez kadınları ve özgür yaşam mücadelelerini merkeze alırken yaşamak istediğiniz hayat için savaşmanın anlamını ve arkadaşlık bağlarının ne kadar güçlü olabileceğini kanıtlıyor demek yanlış olmayacaktır.

Tarihi kurguda ustalığını gösteriyor

Çağdaş romantik yazına damgasını vurmuş olan Moyes tarihi kurguda da ustalık gösteriyor. Tarihi kurguda önemli noktaların başında, anlatılan dönem ve öyküyü içine alacak atmosferi yaratarak okura “orada” olmanın nasıl olacağını hissettirebilmek gelir. Moyes bunu en ufak aksaklığa yer vermeden başarıyor.

O Yıldızın Altında, 1930’ların Amerika’sını, toplum yapısını, geleneklerini, inanç sistemini, ekonomisini dilde akıcılığı ve sürükleyiciliği bozmadan gözler önüne seriyor.

Okumayı ve edebiyatı kutsayan bir roman

Alt metin zengini bir roman olan O Yıldızın Altında, tüm bunların yanı sıra edebiyata ve onun ışığına, gücüne dikkat çekiyor. Okumanın tek bir insanın bilgi ve algı dünyasındaki duvarları nasıl yıkabildiği, gerçek bir hikâyenin eşliğinde gözler önüne seriliyor.

Gerçeklerle kurgunun leziz karışımı

Moyes, romanı yazmaya başlamadan önce araştırmalar yapmak üzere, gerçek hikâyenin yaşandığı bölge olan Cumberland Dağları'na giderek bölge sakinlerinden bilgiler almış. Bir zamanlar bu kadınların yaşadıkları yerlerde onları hayal ederek bu hayallerle bir yakınlık kurmuş. Hikâyeyi yazmadan önce kendi içinde yaşamaya başladığı bu yakınlığın meyvelerini romanda görmek mümkün. Gerçek bir olayı romanlaştırırken, tahmin edilebilir bir olay örgüsüne eklediği sürprizlerle Moyes, hikâyeye de romanın atmosferine de oldukça büyük güç ve renk katıyor.

O Yıldızın Altında sevginin, okumanın, bilginin, kadın dostluğunun ve cesaretin güzelliğinin öyküsü. Tarihi kurguyla, özellikle kadın kahramanlarla dolu tarihi kurguyla ilgileniyorsanız, DEX etiketiyle raflarda yerini alan O Yıldızın Altında’yı okumadan geçmeyin.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Devlet müdahalesi, yalan haber sorunun..M. A. Foça
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

E. O. Ekşioğlu

3 Ağustos 2025

Gerçek Ne Kadar Gerçek

Gözlemcinin Gölgesindeki Gerçeklik!Şöyle bir soruyla karşılaşmış olabilirsiniz. “Ormanda bir ağaç devrilirse ama civarda bunu duyacak kimse yoksa, ağaç devrilirken yine de bir ses çıkarır mı?”Çoğu insan bu soruya çok saçmaymış gibi kesin bir tavırla ve hiç düşünmeden, “Evet!” y..

Devamı..

Zamana Yazılmış Bir Eğer

Şevval Uzun

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024