Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Şubat 2022

Öykü

Kitaplar İyileştirir

Zeynep Kasap

Paylaş

2

0


İstanbul’un en havalı semtlerinden birinde çok havalı bir minibüsteyim. Koltuklar gıcır gıcır kırmızı renk deriden. Tavanında kırmızı üzerine siyah beyaz bayraklar, kartallar, Yeşilçam filmlerinden jönler, aktrisler, büyük ustalar, camlarda renkli küçük ışıklar, özlü sözler, güzel notlar. Dışarıda hava is ama görüntü nefis. Caddede yine trafik, yine tın tın ilerliyoruz. Arabayla on beş dakikalık mesafe yine iki saattir yoldayız. İstanbullular olarak biz zaten hep yollardayız.

Bütün gün işyerinde akşam olsun diye ama öncesinde bir insan evladı hasta olduğumu fark etsin diye bekledim. Patronu genel müdürü ya da sorumlu müdürü usulca gelsin yanıma, kibar merhametli, insancıl ve gayet yumuşak ses tonuyla, Zeynep hanım betiniz benziniz atmış, gidin isterseniz, evinizde biraz istirahat edin böyle olmaz hasta hasta çalışılmaz desin, ben yalandan, olsun çalışırım işim kalmasın diyeyim kendimi iş yerine feda edebilirmiş gibi görüneyim, o ısrar etsin ben mahcup sonunda kabul edeyim, beni eve göndersin falan. Yok. Olmadı. Hayalim yine hayal olarak kaldı. Kolumu kaldıracak adım atacak halim yok. Belli ki fena üşütmüşüm. Gözlerim açılmadı. İşlerimi yavaş yavaş anca yapabildim bazıları yarına kaldı. Başım önde mahzunlaştıkça mahzunlaştım arada ahlayıp inleyip ofladım. Kimse tınlamadı. Havalı kocaman işyerinde çalışmanın minik ekşi tatları tuzları. İnsaf merhamet kalmamış bunlarda. Öyle böyle derken mesai saati sonunda bitti. İyice halsizleşerek topladım masamı giyindim üstümü. Arada hafiften öksürdüm. Utansınlar hasta bir insanı sırf para uğruna bütün gün tuttular dedim içimden ama kimse benden tarafa bakmadı yine.

Eve gidip bir yatağa atsam kendimi yoksa yıkılıvereceğim halsizlikten. Ama önce Kadıköy’e inip şu kitabı bulup almalı. Yoksa içim rahat etmeyecek, gözüme uyku girmeyecek. Kesin vardır bizim havalı sahaflarda. Şu minibüs birazcık hızlansa. İşyerinden çıkalı bir saat on beş dakika olmuş. Karşıya geçsem on beş dakika da varmıştım.

Yoldayız hâlâ. Hava kararmış. İskeleye yeni ulaşmışız. Hatta ulaşamamışız. Daha iki sokak var. Meyhanelerin dizi dizi olduğu yerde geldik diyor şoför. Camdan, önce sağa sonra sola bakıyorum. Yok. Gelmemişiz diyorum. Geldik abla, diyor. Abla deyince sinirleniyorum. Daha var, diyorum sert sert. Şoförde hemen misilleme yapıyor gecikmeden. Onun da zoruna giden bir şeyler olsa gerek. Bana doğru ters ters bakıp, Aha şurası işte, dedi. Biraz yürü incilerin mi dökülür iki adım ötesi, diyor. Duy da inanma. Nerden baksan kırk elli adım var. Ben iskelede ineceğim, diyorum. Beklersin, diyor, bak minibüs gitmiyor önde arabalar var. Size ne bekleyecek olan benim, diyorum. Bütün gün halsiz zorla çalışmış akşamı zor etmişim. Bacaklarımda güç kuvvet derman yok. Bir adım atacak halim yok. Kaldı ki bu keşmekeş yerde inesim hiç yok. İnadına daha yavaşlıyor minibüs şoförü. İskeleye vardığımızda kapıyı açıyor. Teşekkür ederim diyorum yüksek sesle. Zahmet oldu, diyor yavaşça söylene söylene.

Duyduğumu belli ediyorum. Meraklı değilim senin minibüsüne, diyorum.
Hem sana ne, diyorum, istediğim yerde inerim. Parasını vermedik mi, diye söylenip iniyorum. Kitapçıya yetişmem gerek ama biraz uzaklaşayım minibüsten. Hızlı hızlı gitsem bu huysuz adam arkamdan bakıyordur, hani hastaydın, der, hasta masta değilmiş, der. Kırk tane laf eder. Arkamdan dahi olsa böyle konuşulmasını gururuma yediremiyorum. Sürüne sürüne ilerliyorum bir süre. Minibüs gözden kaybolunca canlanıveriyorum. Sırtımı dikleştirip adımlarımı açtıkça açıyorum. Kitap kitap diye otomatiğe bağlıyorum. Sanırsın gençlik iksiri arıyorum. Halim yerine geliyor. Ben bile kendime şaşırıyorum. Hızlanıp havalı semtin bütün havalı sahaflarını dolanıyorum. Yok yok yok! Hani isteyin yeterdi, hani sen yola koyul evren hallederdi hani havalı semtti, aradığın her şeyin bulunduğu yerdi? Çok havalı çarşıda bütün bu sorularımla son havalı sahaftan çıkmış hasta mutsuz ama saçlarımı savura savura havalı havalı yürürken, bir yandan da tam karşımdan gelen sarışın incecik belli, yüzü sanki bir melek, havalı turist kadına göz ucuyla hayran hayran bakıyorum. Tam yanımdan geçerken, benim havalı turistim, yanındaki havalı adama birden, Fucking fucking fucking, diye bağırıyor incecik güzel sesiyle.  Çok sevdiğim bir yazarın yeni çıkan kitabında alıntı yaptığı başka bir yazar ve kitabını bulamamanın çaresizliğiyle eşlik ediyorum madamın arkasından ben de,
Fucking fucking fuchking!
Ne demeye koyuyorsunuz kitabınıza tedavülden kalkmış kitap isimlerini diye.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

“Delilik de bizim akıllı seçimimiz ols..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mercan Barışkan

20 Eylül 2025

Alt Kat

Sigara uğruna…Açık bahçe kapısının tam önüne denk gelen, her seferinde lanet okuduğum o eski püskü sandalyede bir bacağımı kıvırıp altıma almış oturuyordum. Sevgi Hanım dün akşam yemek saatinde gizlice üst kata çıkıp gördüğü ilk odaya, yani benim odama girmiş, tüm sigaralarımı çalmıştı. Nasıl..

Devamı..

İstanbul’a 1 Saat Mesafede Kamp Kurula..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024