Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Eylül 2022

Söyleşi

Luigi Ballerini: "Anlatmak istediğim, teknolojiyi uygun biçimde kullanmak."

Bengisu Belen

Paylaş

0

0


“Dijital yarış, ancak gerçek dünyada kazanılabilir.”

Bengisu Belen: Gençler için yazdığınız kitapları okurken, bilimkurgunun özel ilgi alanınız olduğu hissediliyor. Bilimkurgu temasına olan motivasyonunuzu merak ediyorum. Gençlik yıllarında sevdiğiniz bir tür müydü?

Luigi Ballerini: Evet, gerçekten de bilimkurgu ve distopya öykülerini özellikle seviyorum. Her şey, ben çocukken, Orwell’in, Bradbury’nin, Huxley’nin romanlarıyla; “UFO” ve “Uzay 1999” gibi televizyon dizileriyle başladı. Bu tarz öykülerin gençlere sunulması gerektiğine inanıyorum. Bunun öncelikli nedeni gençlerin bilimkurguyu sevmesi ama daha da önemlisi, geleceğin henüz yazılmamış olması. Geleceği onlar yazacak! Bu yüzden bilimkurgu yazmak, gençlere bazı seçimlerin risklerini göstererek daha parlak bir gelecek tasarlamaları için yardımcı olmanın bir yolu.

BB: “Mira Her Şeyi Bilir”, pek de uzak görünmeyen bir gelecekte, insan ve teknoloji ilişkisini konu alan distopik bir kurgu. Bir önceki kitabınız “Adı Sıfır” (ON8, 2021) da benzer temalara eğiliyordu. Teknoloji, bilim, gelecek, iletişim, özgürlük… Bu temalar ekseninde yazmanızın ilham noktasını nasıl açıklarsınız?

LB: Sizin de fark ettiğiniz gibi ilham her zaman gerçeklikten gelir. En azından benim tüm kitaplarım için bu böyle. Şu sıralar, çoktandır Mira’nın dünyasında yaşıyoruz! Kontrol ediliyor, şekillendiriliyor ve muhtemelen manipüle ediliyoruz. Eğer Cambridge Analytica Veri Skandalı gibi vakalara bakacak olursanız, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Distopya türünün genellikle ortaya koyduğu da budur zaten: Bu tarz öyküler, hayatta halihazırda var olan meseleyi yakalar ve onları bazı ekstrem sonuçlara taşır. “Adı Sıfır” adlı romanımda olan da bu. Gençler bugün zaten bir ekranın önünde yaşıyorlar, ama kitap bunu daha uç bir noktaya taşıyor. “İşlerin ne aşamaya gelebileceğini görürsen, bu konuda hâlâ bir şeyler yapabilirsin!” demenin başka bir yolu.

BB: Teknolojinin hayatımızdaki olası olumsuz etkileri üzerinde duruyorsunuz. “Mira Her Şeyi Bilir” romanınızda, insanlar pratik olma adına Mira adlı yapay zekânın her konuda kendi adlarına düşünmesine ve karar vermesine izin veriyorlar. Böylelikle yalnızca analitik düşünme yetilerini kaybetmekle kalmayıp, seçim yapma özgürlüklerinden de vazgeçmiş oluyorlar. İleride gerçekten de böyle bir durumun yaşanacağına inanıyor musunuz?

LB: Korkarım bu zaten yaşanmakta... Sahte haberler buna bir örnek. Umarım bu tarz öyküler, okuma keyfi vermenin yanı sıra –ki bu öncelikli bir zorunluluk– insanların neler olup bittiğini daha iyi anlamalarına ve dikkatlerini bu konulara odaklamalarına yardımcı olur. Dahası, yeni kuşak gençler, androidlerle ve gelişmiş yapay zekâyla karşı karşıya gelecek ilk kişiler olacaklar. İnsan olmanın değerinin farkında olmalılar. Bazen de onları hayal kırıklığına uğratabilecek kusurlu bir varlığı, onlara daima eksiksiz bir narsist memnuniyet sunacak mükemmel bir yapay zekâya tercih edecek bir neden bulmaları gerekecek.

luigi ballerini

BB: Sosyal medya kullanımı ilk günden beri tartışmalı bir konu… Kitabınızda altını çizdiğiniz tehlikelerden gerçek hayatta kaçınmanın nasıl mümkün olduğunu düşünüyorsunuz?

LB: Öykülerimle anlatmak istediğim, teknolojinin kötü olduğu değil. Ben de teknolojiyi seviyorum ve sıklıkla kullanıyorum! Anlatmak istediğim, teknolojiyi uygun biçimde kullanmak. Sosyal medya eğlenceli olabilir. İnsanların bir araya gelmesine yardım edebilir. Konu da bu zaten: GERÇEK insanlarla bir araya gelebilmeliyiz ki onlarla sosyal medyadan da bağlantıyı sürdürebilelim. Benim mottom şu: Dijital yarış, ancak gerçek dünyada kazanılabilir. Demek istediğim, eğer gerçek dünyada gerçek insanlarla tatmin edici, güzel ve dolu dolu bir hayat sürdürüyorsak, dijital dünyanın da buna olumlu bir katkısı olabilir. Bu nedenle, özellikle bugün, pandemi ertesinde, hem kendimizi hem de gençleri gerçek dünyaya yeniden bağlamak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Eğer sanal dünya, gerçek dünyayı günden güne “yerse” ve yaşam sadece bir ekrandan ibaret hale gelirse, büyük bir sorun var demektir.

BB: Başta Stephen King olmak üzere, romanınızda bahsi geçen yazar seçimlerinizin ardında yatan özel bir neden var mı?

LB: Elbette! Bu, en sevdiğim yazarlara bir saygı duruşuydu. Romanımda eserlerinden alıntı yaptığım her yazar, büyümeme ve şu an olduğum kişi olmama yardım etti. Onlara bunun için minnettarım! Fark ettiğiniz üzere bir yazar olarak King’i seviyorum ve onun bir tür yazarlık dersleri de içeren  “Yazma Üzerine” kitabını çok beğeniyorum. Her zaman diğer yazarlardan öğrenmem gerektiğine inandım. “Mira Her Şeyi Bilir” adlı romanımda bahsettiklerimse benim en sevdiklerim. Yazmak, sonu gelmeyen bir süreç ve ben de her geçen gün, “üstatların” da sayesinde, kendimi biraz daha geliştirebilmeyi umuyorum.

BB: Karşılaştıkları bütün tehlikelere rağmen romandaki genç karakterler hâlâ aşkın ve arkadaşlığın arayışında, kalp kırıklıklarıyla başa çıkmaya çalışıyorlar. Bu duygular, yarattığınız karanlık ve korkutucu dünyada insanlık için bir umut olarak yorumlanabilir mi?

LB: Evet, öyle. Gençlere, onların güzelliği, dürüstlüğü, sevgiyi ve arkadaşlığı arayan yüreklerine gerçekten inanıyorum. Bu, okurlarımın kalbini kazanmak için söylediğim stratejik bir cümle değil, buna gerçekten inanıyorum. Gelecek hakkında bu kadar iyimser olmamın nedeni de bu. Geleceği yeni kuşakların inşa edecek olmasından mutluyum, çünkü bunu mümkün olan en iyi biçimde yapacaklarına eminim. Yetişkinler olarak bizler, onların güzel kalplerini ve o kalplerden doğan umut ve arzuları mahvedip yok etmemeli, aksine koruyup kollamalıyız. Benim için eğitim şu: Hayatın zorluklarıyla ve başımıza gelen tüm iyi veya kötü deneyimlerle yüzleşirken, kalbimizi tıpkı çocuklukta olduğu kadar saf ve başkalarına açık tutabilmek.

Söyleşi çevirisi: Banu Ünal

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Eve DönüşS. E. Breitegger
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Uğur Ugan

17 Nisan 2026

Dinçer Güçyeter: "İnsan, geçmişinden n..

Misafir işçi olarak Almanya’ya giden anne-babasının sessiz kalmış hikâyesini, üç kuşağa yayılan bir göç anlatısı olarak romana dönüştüren Dinçer Güçyeter ile Türkçe çevirisiyle “yuvaya” dönen “Almanya Masalımız..

Devamı..

Emperyalist Savaşlara Kitlesel Direniş..

M. A. Karlin

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024