Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

4 Nisan 2022

Kitap

Tapınakçıların Sonu, Kilisenin Ölümü

Hasan Hakan Boyraz

Paylaş

0

0


1790 yılında Edmund Burke “Ama şövalyelik çağı kapandı. Sofistlerin, ekonomistlerin ve hesapçılarınki kazandı ve Avrupa’nın görkemi sonsuza dek söndürüldü. Rütbe ve cinsiyete yönelik o cömert sadakati, o mağrur teslimiyeti, o vakur itaati ve esaretin kendisinde bile soylu bir özgürlük ruhunu canlı tutan kalbin o tabiiyetini asla, artık asla seyreylemeyeceğiz” diyordu.

Şövalyeliğin ruhuna okunmuş bir dua gibiydi sitemi. Oysa Batı’nın şöhretli şövalyelerinin namı bu sitemden yaklaşık dört asır önce ayaklar altına alınmıştı. Bilge Kültür Sanat yayınları tarafından Alain Demurger’in Tapınakçıların Çöküşü-Jacques de Molay- adlı eseri Reşat Uzmen çevirisi ile okura sunuldu. Tapınakçıların tarihini, yargılanmasını ve tarikatın kapatılmasına kadar olan uzunca süreci son üstat nezdinde ele alan eser, son derece kapsamlı bir araştırmanın ürünü olduğunu açıkça gösteriyor.

Jacques de Molay’in üstat olduğu genel seçime yönelik birçok tez ortaya atılmıştır. Çünkü Jacques de Molay tarikata ilk girdiği dönemlerde çok da göze batmayan bir karakter. Vakayinamelerde, diplomatik yazışma metinlerinde adı pek geçmese de zamanla yıldızı parlıyor ve üstatlığa kadar uzanan bir makama sahip oluyor. Ne Doğu ne de Batı görevlerinde adına rastlanmayan Molay nasıl oluyordu da tarikatın başına geçebiliyordu? Bu çalışmalar arasında özellikle Barbara Frale’nin Molay’in üstat olarak seçildiği seçim ile ilgili yorumu göze çarpmaktadır. Davranışları özellikle zorlayan Barbara Frale 1292’de çıkan seçimin, Limoges-Auvergneliler ile Doğulular arasında “milli” bir karşıtlığı olduğu kadar “militarist özerklikçiler” ile “diplomatlar-bürokratlar” arasında bir siyasi zıtlaşmayı da kapsadığını düşünmektedir. Söz konusu seçim sırasında iddia edilen birçok tez vardır ama sonuçta seçimi askeri bir politikanın savunucusu olan Molay kazanmıştı. Seçimle ilgili çok farklı yorumlar bulunmaktadır. Kitapta üstadın seçimine ilişkin birden fazla tezin birlikte sunulması okura farklı bakış açılarına erişme imkânı da sunuyor.

Üstat Batı’ya geldiğinde bu durumlarla karşılaşacağından habersizdi. Fakat kendisini ve tarikatı temizlemek istiyordu. Papaya güveniyordu. Ancak 22 Kasım 1307 tarihinde bir papalık kararnamesi ile tüm tapınakçılar tutuklandı. Üstat Jacques de Molay da bu tutuklananlar arasındaydı. Papaya güvenmeye devam ediyordu. Önce tüm suçlamaları itiraf etti ama sonrasında bunların işkence altında verilmiş olduğunu ifade etti. Üstat son ana kadar bir mahkeme kurulacağına inandı ama o mahkeme hiç olmadı. 11 Mart 1314 tarihinde hüküm verildi. Jacques de Molay ömür boyu hapse mahkûm edildi. Bunun ne demek olduğunu herkes biliyordu. Yakılma….

Tapınakçıların tarih sahnesine çıkışından silinmesine kadar geçen bu süreçte yaşanılanların detaylı bir şekilde okura sunulması eserin ciddi bir mesai ürünü olduğunu gösteriyor. Alain Demurger kitapta Geoffroi de Paris’in, Jacques de Molay’in yakılışını tasvir eden koşuk tarzında vakayinamesinden örnek veriyor. Vakayinamede üstadın son sözlerinin şu şekilde olduğu ifade ediliyor:

“ölüme hazırım/tanrı kimin haklı olduğunu/kimin günah işlediğini bilir…”

Siyasi bir ihtirasın kurbanı olan tarikat ve üstat hakkında belgesel tadında olan kitabın son bölümünde Jacques de Molay’in kısa bir biyografisi de bulunuyor. Büyüdükçe, güçlendikçe kutsallığı azalan Tapınak hiç kimsenin beklemediği bir şekilde ilga oluyordu. Tarihsel bir yolculuğun lezzetini okura yaşatan bu eser için Bilge Kültür Sanat yayınlarına ne kadar teşekkür etsek az. Tarih külliyatı çalışmalarının artması dileğiyle. 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Scott Fitzgerald’dan yazarlara öğütlerOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Jeff Minick

5 Mayıs 2025

Böyle Bir Politik Ortamda Akıl Sağlığı..

Amerikan halkını böylesine derin bir mutsuzluğa sürükleyen bir diğer önemli etmense medyanın kullandığı nefret söylemi, yaratılmasına öncülük ettiği olumsuz siyasi atmosfer ve yol açtığı ön yargılar. 2002-2015 yılları arasında Ulusal Ruh S..

Devamı..

Büyümenin Sancısı, Hayallerin Haritası..

Işıl Kızılırmak

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024