Eşik
7 Nisan 2019 Öykü

Eşik


Twitter'da Paylaş
0

Yorganı düzeltmeye çalışırken kolu yoruldu, kımıldamamış bir yılan gibi kırışık ve parlaktı yorgan. Yatağı kapattığını, çiçekleri suladığını, evi süpüreceği süpürgenin emiş gücünü de düşünecek olan zihni ona hareketi sağlayamıyordu. Aynada kendine baktı, saçında üç tel beyaz oluşmuştu, yarım ağız bir gülüşle, “Ödeştik,” dedi. Perdenin arkasından Meryem teyzeyi gördü.

Meryem teyze yine geçen hafta komşulara taklidini çıkardığı hareketleri yapıyordu. Lütfen lütfen ve değişik kelimeler söyleyip halıyı defalarca silkeledi, sanki birisi onu dinliyormuşcasına, “Kuşlar her gün pisliyor abla, silmem lazım huyum bu hastayım ben hasta," dedi. Camı açtığında aynısını ona da anlattı. O ise yine seni çok iyi anlıyorum demişti. Ta ki o güne kadar onu çok iyi anlıyormuş gibi yapacaktı. Üç tel saçını aynadan çekti. Sıcak bir duş aldı. Güçsüzlüğünü Meryem teyze gibi camdan kuvvetli kuvvetli silkeledi. Püf püf deyişini üzerine bastırarak yineledi. Kovulacak bir şey miydi bu yaptığı. Meryem teyzeden öyle görmüştü ya sahi. Balkonu yıkarken kendi kendine konuştuğunu farketti,neden sorguluyordu yine.

Sonra bir baktı karşı balkondaki Ayfer, o nasıl Meryem teyzeye acır gözlerle bakıyorduysa ona tam da öyle bakıyordu. Belki o da  “Aa kadın kafayı sıyırmış ” demişti. Şimdi taklidini de çıkaracaktır ona buna. Kendisi Meryem teyzeden farklı olarak neler yapıyordu acaba? Kaygı aynıydı ama yaşayış farklıydı. Koşar adımlarla içeri yöneldi, kapının eşiğinden atladı. Sabır eşiksel bir kavramdır atlarsın, buz gibidir korkarsın. Uzun süredir anlamlandıramadığı korkuya hapsolmuştu. Çıkış yolu ararken yaptığı her şey onu kendi olmaktan uzaklaştırıyordu.

İçeriye kaçtığında üzüntüden kahrolurcasına, “Hoş geldin Meryem iki,” dedi. Dalga geçmeden önce sorabilirdi, ne yaşadın, diyebilirdi. Sadece çamaşırları asarken bile Bülent amca onu nasıl sevmemiş, bir donu sallandırmasından anlayabilirdi. Şimdi çevresindeki hiç kimseden anlayış bekleyemezdi. Ödeştiğini sandığı adam bile üç tel beyaz saçına, çünkü yaşlandın, diyecektir. Yemenisiyle terini sildi, Nuray geldi sokuldu usulca,küçük bir kediydi sanki, “Anne acık,” dedi. Ufacık bir kediyi de yavruyu da doyururdu, ha ineğin memesi annenin memesi. Nuray’ı doyurdu. Havanın kararmasına sevindi, perdeyi Meryem teyzenin yüzünü örtmek için kapadı.Saçındaki üç tel beyazı kesti. Eşiğe tükürdü.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR