On yıl önce çok az sayıda Japon kadın yazarın romanı İngilizceye çevrilmişti, ancak son iki yılda Japoncadan İngilizceye çevrilen 34 kitaptan 28’i kadın yazarlara ait.
Heian Dönemi’nde sarayda nedimelik yapmış olan Murasaki Shikibu on birinci yüzyılın başlarında yazdığı Genji Monogatari’yle (Genji’nin Hikâyesi) edebiyat tarihinin ilk roman yazarı olarak kabul edilse de, ondan sonraki Japon kadın yazarlar ancak günümüzde uluslararası üne kavuşabildi. Her yıl Japon kadın yazarlardan daha çok isim uluslararası edebiyat ödülleri kazanıyor ve eserleri İngilizceye çevriliyor, böylece daha geniş okur kitlelerine ulaşmaları mümkün oluyor.
Sachi Argabright 2018’de Instagram’ı açtığında gözü bir kitaba takıldı: Sayaka Murata’nın İngilizceye Convenience Store Woman, Türkçeye Kasiyer başlığıyla çevrilen Konbini Ningen adlı kitabı. Tokyo’daki konbini adı verilen 7/24 açık marketlerden birinde çalışan bekâr bir kadının gözünden yazılmış olan roman Japonya'da çağdaş çalışma kültürü ve bu kültüre uyum sağlama konusuna eğilmiş. Reading Women adlı podcast’in sunucularından biri olan Argabright, “Yakın akrabalarımın tümü hâlâ Japonya’da yaşıyor, bu yüzden kökenlerim ve ait olduğum kültürle bağ kurmam için [edebiyat] çok önemli,” diyor. Uzmanlar son yıllarda Amerika'nın Japon edebiyatına –en başta Mieko Kawakami, Natsuko Imamura, Hiromi Kawakami, Yu Miri ve Yoko Ogawa gibi kadınların yapıtlarına– artan ilgisinde Murata’nın romanının yanı sıra çevirmenler, sosyal medya ve Women in Translation gibi girişimlerin de büyük rol oynadığını söylüyor.
Publishers Weekly’ye göre son on yılda üç yüzden fazla Japonca roman İngilizceye çevrildi ve son iki yılda çevrilen 34 kitaptan 28’inin yazarı kadın. Kawakami’nin popüler romanı Chichi to Ran’ı Sam Bett’le birlikte İngilizceye kazandıran David Boyd konuyla ilgili şu gözlemde bulunuyor: “Eskiden yayıncılar çevirmenlerden Murakami’nin yeni romanını çevirmesini talep ediyordu ama yaklaşık üç yıldır Kasiyer benzeri romanların çevrilmesini istiyorlar.”
Ginny Tapley Takemori tarafından İngilizceye çevrilen Kasiyer 2016 yılında Akutagava Ödülü'nü kazandı ve Japonya'da bir buçuk milyondan fazla sattı. Roman Amerika’da da Los Angeles Times'ın en çok satanı oldu ve The New Yorker tarafından Yılın En İyi Kitabı seçildi. UNC Charlotte'un Japonca bölümünde öğretim görevlisi olan Boyd, “Yayınevleri okurların bu kitaplarla nasıl etkileşime girdiğini gördükten sonra daha çok kitabın çevrilmesini istiyor. Neyse ki Japon kadın yazarlara ait daha birçok mükemmel metin var.”
Natsuko Imamura'nın Lucy North tarafından The Woman in the Purple Skirt başlığıyla İngilizceye çevrilen psikolojik romanı Murasaki no Sukato no Onna’yı yayımlayan Penguin Books’un editörü John Siciliano, Japon edebiyatının bu denli popülerleşmesini 1960'larda ve 1970'lerde Latin Amerikalı ve İskandinav yazarların gördüğü ilgiye benzetiyor. Siciliano’ya göre artan ilgi, Japon kadın yazarların edebiyata olan katkısından kaynaklanıyor. Podcast bölümlerinden birinde Kawakami’nin Chichi to Ran’ını ele alan Argabright, “Pek çok insan Japoncadan İngilizceye çevrilen kitapların eğlenceli, kafa yormayan türden hikâyeleri konu edindiğini sanıyor ama Japon edebiyatı bundan çok daha fazlası,” diyor.






