Yol Tasviri
18 Eylül 2018 Öykü

Yol Tasviri


Twitter'da Paylaş
0

Uzak diyarlardan göçmüş gibi ipsiz sapsız geziniyorum bu caddede. Üstümden kuşlar geçiyor, kayboluyor birdenbire. Camlardan yüzler bakıyor. Ciddi, dalgın yüzler. Bir deniz kokusu geliyor burnuma, iyot kristalleşip bütün vücudumu sarıyor. Cadde birbirini kesen sokaklar boyunca uzanıyor. Kokunun yönünü kestiremiyorum. Yürüyorum, yol uzuyor. Bir sinek konuyor omzuma, kafamı çevirip bakıyorum. Onun da bana baktığını, hatta bakıştığımızı umarak duruyorum. Bir hurdacı anlaşılmaz sesler çıkararak geçiyor caddeden. Onun döndüğü sokağa ben de giriyorum.

I

Elim ayağım tutmayacak, dizlerimin bağı çözülecek – bunun ritmini arıyorum. Terliyorum yürüdükçe

Aslında yola izin veriyorum.

Sözlerim boyunca akıp gitsin

diye.

hissetmiyorum havayı, sessizce geçip gidiyorum içinden. Yokuş yukarı

öyle bir evde doğmuşum ben,

babaannem görmeye gelirken beni

tıkanmış yolun ortasında, hiç

konuşmamış kucağına

alırken.

Tırmanırken sessizce ayaklarıma bakıyorum. Bir piyano sesi geliyor acemice, yadırgıyor, tuşları parmaklar.

Sonradan öğrenilen dil

pürüzsüz konuşulur ya,

Tanrı’yı duymuş gibiydim ilk

sütümü içerken.

Sinek duruyor mu omzumda? Elimin tersiyle iteliyorum. İçinden geçiyor parmaklarım ve bana bakmaya devam ediyor. İyi, dursun orada.

Yokuşu tırmanınca dönüp arkama bakıyorum. Sanki bir nehir

Niyeyse nehir deyince hep

bir bozkır düşüyor aklıma.

kıvrılıyor.

II

Düşünüyorum. Bir kapıdan giriyoruz sözgelimi ya da yüksek kubbeli bir geçit. Arkası boş. Gecenin açılan bir geçit.

Gece sadece bir ışık

oyunudur hatta ışıksız

kalmış gözlerin küçük bir

yanılsaması.

Karanlıkta ürkütücü sesler duymalıyız. Bir kurt ulumalı, yapraklar hışırdamalı ama yok. Bu beni biraz korkutuyor. Bir bozkırın içindeyim, bitimsiz gölgelerin birbirine karıştığı, cisimleşip dans ettiği upuzun bir bozkır.

Bozkır geceleri minik özlemlere gebe kübik düşünceler taşır, batar köşeleri. Kaçırdığı kızı daha ilk gecesinde tatmin edemeyen üstüne bir de gebe bırakan adamın çocuklarını anımsatır. Sarı gibi görünür çünkü öylesi daha zevklidir. Kısaca bir zurna

Bozkırın en erkeksi yanıdır,

zurna. Horoza benzer. Pek umursayan

da bulunmaz bunu,

bozkırda barınabilmenin yeter koşuludur

umursamazlık.

nefesidir bozkır.

III

Yola dönüyorum tekrar. Deniz kokusu kaybolmuş, sadece ter kalmış üzerimde. Nehir kavrulup gitmiş sıcaktan. Gelen dolmuşa bir el ediyorum. Kapısı açılınca sinek de kayboluveriyor.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR