Hasan Sezer
18 Temmuz 2020
Ziyan
Güneş doğmuştu. Sandalyesine oturmuş, geçen saatlerin ziyanlığına tanıklık ediyordu. Gövdesini kütüphanesine çevirdi, onlarca kitabın arasından bir tanesini eline almayı düşlüyordu. Kargacık burgacık cümlelerin arasında gezmek, ona anlamsız gelen hikâyelerin gereksiz tınılarını parmaklarının uc..
Devamı..






